05 Ekim 2021

Doğu neresidir

Size cümlelerle anlatılamayacak kadar sıra dışı bir coğrafyayı yazacağım, ancak kelimelerden başka materyalim de yok. Kelimelere kalp yüklenebilirse o zaman belki Doğu anlaşılabilir veya anlatılabilir. Doğu neresidir. Doğu nabızdır. Varoluşun nabzı. İlklerin ikramıdır Doğu. Doğu bir yön değildir, Doğu bir yönelmedir, insanlığın neşvünema bulmasına doğru. Doğu, tarihin tarifidir. İnsanlığın pınarı Doğu’dan ilk akmaya başladı. Doğu’yu anlamak için ve tanımak için Doğu’yu, kalbe tarifsiz bir saflıkla başvurmak gerek. Doğu kalptir, kalbin nabzının ta kendisidir. Doğu’ya melekler diyarı desen yeri, gariplikler kapısı, ruhun tuhaf bir rüzgâra kapılması hâli Doğu’da gerçekleşir. Bir sır vereceğim Doğu’ya dair, akıl akla hayrette, gönül gönle hikmette Doğu’da. Doğu gerçek anlamıyla yârdir bilateşbih. 

Size Tillo’nun o yüksek karakterini, o tabiatüstü huzur dolu iklimini nasıl anlatayım. Size Cizre’nin, diyar-ı Nuh’un insanlığa vatan oluşunu nasıl betimleyeyim. Nusaybin’i yani Mezopotamya’nın kalbini hangi tabip vesilesiyle anlatabileyim, Gırnavas’ı, Gırnavas’ın peygambere itaat eden müdavimlerini, peygamberin rabbine ibadet eden o garip coğrafyanın isimsiz mihmandarlarını nasıl tarif edeyim, yani Gırnavas’ı nasıl anlatayım. Peygamber dostu şehri Urfa, Urfa yani Rıha’yı o mucizeler diyarını, peygamberi yakmayan ateşin mübarek şehrini tarihin hangi raflarına sıkıştırabilelim. Dıyarıbekir’i ey seni, sen gibi o müzeyyen diyarı, bu diyarın kendini gösteren ruhunu şiirlere kelamlara anlatabilir misiniz. Mardin, Kudüs’ün öz kardeşini, Dara’yı o dünyalı değilmiş havasını dünyalık tabirlerle tarife kalkmak ne yaman bir hata olur. Size Ağrı’yı anlatamam, Ağrı’nın engin hülyalarını, İshak Paşa Sarayı’nda yazılan mektupların nelere kadir olduğunu belki hissettirebilirim. Van bir kent değildir sadece, kalubeladan ebede değin biriken hüznün gözyaşıdır gölüyle suyuyla sazıyla dengbejleriyle. 

Aramice, İbranice, Süryanice, Kürtçe, Türkçe, Arapça, Farsça… Aman Allah’ım, bu diller hangi dinlerin ifşası. Bu zenginlik hangi hazinelerin haznesi. Doğu, o kadim melodi. Beş parmağın beşi bir değilken, iki kardeş bile apayrıyken ya sen ey Doğu, Musevi’si, (Y)ezidi’si, Süryani’si, Müslüman’ı aynı toprakta buluşturan mitolojik ezgi, teolojik bilgeliğin tezi, Doğu. Doğu inançtır. Doğu tek başına maneviyattır, mana burçlarıyla nişanlı o yer işte Doğu.

Doğu doğruluştur, kaybolan insaniyet mayasının öz hamuruyla avaz avaz vuslata ereceği o toprak, o coğrafya, o ateş, o alev, o dumandır Doğu. Doğu’yu ‘‘vahye’’ dayalı bir mezhep sayabilirsiniz, zira yeryüzü Allah’ın kuludur; lakin Doğu ilk safın mihraba en yakın yeri. Ah sen Doğu.

Doğu Bağdat’tır, kütüphanelerinden oluk oluk mürekkep akan ve ciğerlerinden hazreti Hüseyin akan. Doğu Şam’dır ve Halep, kalbe acı veren, sızı veren ve hazreti Ömer hasreti veren yerdir Doğu. Doğu Allah’a miraçtır Kudüs adlı sancakla. Doğu bir yön değildir, Selahaddin’in rüyası, hayali ve hayatıdır Doğu, Doğu mahremiyetimizdi oysa, hazreti Osman’dan edep tedris eden o mana mekanıydı Doğu. Doğu sadakattir, sadık dost Ebubekir’dir doğu.

Doğu gözyaşıdır, kalbin engin acısıdır Doğu. Yönünü ilkelerine yeniden döndürmesi gereken aşkın meylidir Doğu. Yönünden sapmışlığın kalbe mızrak saplanışı oysa bugün Doğu. Aslına rücu eden her şeye hitaben, Doğu doğrularına yeniden doğruluşun vatan adlı toprağıdır…

Doğu’yu kelimelerle izaha kalkmak noksan bir teşebbüstür, çünkü Doğu, kalplerin en derununda bir vaaz, sinelerin izzetti ve iffeti, suretlerin nurudur Doğu. Doğu, aşkla yaralanan kalplerin yarılmış yarasıdır, şifası kendinde saklı o yer işte Doğu…

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement