Dolar (USD)
17.9331
Euro (EUR)
18.4099
Gram Altın
1039.38
BIST 100
2864.25
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

12 May 2012

Devlet, yazarlara maaş bağlasın!

Yazarlar yaptıkları işten para kazanırlar mı? Bu, para için yapılan bir eylem midir? Edebiyat ve sanat gönüllülük esasına dayanan, doğuştan gelen birtakım hususiyetlerin estetize edilerek yansımasının adı mıdır, gibi bir yığın soru, hem bizlere hem de az çok mürekkep yalamışlara sorulan sorulardır. Bu soruları soran kişiler çoğu kez edebiyat ve sanata teğet geçen bir hayatın müntesipleri olduklarından soru sorulan kişi çokbilmiş pozunu takınarak, bilgece kasılarak bu işlerin parayla ölçülemeyeceğini, sevda işi olduğunu anlatadururlar.

İşin doğrusu bu mudur? Sırf gönül işinden dolayı bu kadar ağır bir yükün altına girilir mi, yazarın bunca emeği karşılıksız mı kalmalı gibi ikinci aşama soru ve sorgulamalar bir tarafta dursun geçtiğimiz günlerde, ülkemizde en çok kazanan yazarlar açıklandığında herkes bildiklerinin bir kez daha sarsıldığına tanık oldu. 1 milyon 635 bin liralık telifiyle en çok kazanan yazar Ayşe Kulin olurken kitaplarında kendi resimlerini kullanmasına alışkın olduğumuz Elif Şafak 1 milyon 610 bin lirayla ikinci, 1 milyon 319.980 lirayla İskender Pala da üçüncü olarak sıralamada yerlerini aldı. Devam eden listeye baktığımızda arkadan gelenlerin de hatrı sayılır bir meblağda telif aldıklarını görüyoruz. Buna göre yazarların kazançları geçtiğimiz yıllara oranla artmış. Tabii bu değerlendirmeyi yaparken ülkemizde kitap okuma oranında artış olduğunu da göz ardı etmememiz gerekir. Sebep ne olursa olsun her iki sonuç da sevindirici. Okuma oranlarının artması da, yazarların zaman ve emeklerinin karşılığını almaları da. Kendimizi her konuda Avrupa ile kıyaslamak bizde bir Tanzimat geleneği olduğundan bu konuda da böyle genellemeler yapar dururduk. Eh, artık bizler de kazanan yazarlara sahip olduğumuz, bu konuda Avrupa yolunda ilerlemeye başladığımız için sevinip, kıvanç duyabiliriz.

Bu sevincimizi içimizde taşıyaduralım, ben sizlerle son günlerde yaşadığım deneyimlerimi paylaşayım. Efendim, birkaç arkadaşla yazar-çizer takımını öğrencilerle, halkla buluşturalım, entelektüellerimizi Anadolu'ya taşıyalım, çocuklarımız için somut birer model oluşturalım kaygısı içerisinde TYB bünyesinde bir takım çalışmalar yapma gayretindeyiz. İlk başta derin bir heyecanla en çok tanınan, bilinen kişiler üzerinde durup onlarla görüşmeye çalıştık. Fakat zaman ilerledikçe, görüşme sayılarımız arttıkça, ekranlarda mütevazı halleriyle duranlar kimi yazarların program telif ücretlerini duydukça ibre daha az bilinenlere doğru kaymaya başladı. Yiğiti öldürüp ama hakkını vermek lazım. Sağ olsunlar bazıları, üniversiteyle ortak teklif götürdüğümüz için bize indirim bile yaptı. Sonuçta uzlaşı olmayınca biraz öfkeli davransalar da olsun. Bu kadar ünlü bir yazarın menajeri olmak da büyük bir ayrıcalık, değerli vakitlerini boşa harcadık.

Teliflerin yüksekliği bir yana çok kimi tanınmış yazarlarımızın da taşradaki hiçbir organizasyona katılmama konusundaki prensipleri hayallerimizi iyice yıktı. Bazılarının telefonla dahi kimseyle görüşmez, konuşmaz pozisyonunu tercih etmeleri de bizi iyice buruklaştırdı. Belki de gerçek yazar olma, sırça köşke çekilip eser üretmeyle gerçekleşiyor ve en doğrusunu onlar yapıyordur, kim bilir.

Edindiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmaya devam edeyim. En ulaşılır olan yazarlar daha genç ve çok tanınmamış olanlar. Bunlar, tekliflere daha sıcak ve olumlu yaklaşıyorlar. Oldukça da mantıklılar. Olur da sizler de böyle bir organizasyon düşüncesi içerisine girerseniz, yardımcı olsun diye anlatıyorum. Bununla birlikte tanınır ve iyi yazarlardan teklifimizi nazlanmadan, nazikçe kabul edenlerin olduğunu da eklemeliyim.

Aslında benim, tüm bu sorunları çözümleyecek güzel bir fikrim var. Okuyunca, "Her şeyi devletten mi bekliyorsunuz." diye, düşünebilirsiniz ama bana göre devlet, tiyatrolara verdiği desteğin yüzde birini edebiyata verse de hem yazarlar hem de organizatörler böyle işlerle uğraşmak zorunda kalmasa. Yazarlık devlet destekli bir meslek olsa; sigortası, emekliliği, panel-konferans başına ikramiyesi; akademisyenler, tiyatrocu memurlar gibi makamları, odaları bulunsa bakınız hem yazarlar nasıl ürünler üretir hem de artacak kültürel organizasyonlar sebebiyle ülkede nasıl kültürel kalkınma rekoru kırılır!

Hamiş: 15 Mayıs 10.50'de Hilal TV.'de "Kadınla Hayata Dair" programında, Tülin Dindar'ın konuğu olacağım, okurların bilgisineu2026