Dolar (USD)
18.4745
Euro (EUR)
17.8299
Gram Altın
968.817
BIST 100
3260.15
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

11 Ağustos 2013

Bu oyunu bozabiliriz

Ülkemizde son zamanlarda bir tür demokratikleşme temayülü belirdiğinden olacak çeşitli kesimler kendi iç bünyelerinde varlık gösteren -eski veya yeni- kimi sorunları gündeme getirmeye başladı. Belki önceleri de ifade edilen bu sorunlar ve giderilme yolları artık yüksek sesli bir dillendirme ve idari mekanizmadan talep olma durumunu göstermekte...

Eski vakitlerde belki sadece kendi iç seslendirmelerinde var olan -olabilen- kimi beklentiler kişi hak ve özgürlükleri, inanç hürriyeti bağlamında seslendirilmekte. Bunlar arasında acilen çözümlenmesi gereken sorunlar bulunduğu gibi tartışılması, gündeme getirilmesi dahi sakıncalı konular da dikkat çekmekte!

Zaman zaman her kesimin -belki biraz da yıllardır bastırılmalarından kaynaklanan- bir tür kızgınlık, haksızlığa uğradıklarını düşünmeleri sebebiyle mübalağalı isteklerde bulundukları da görülebiliyor.

Bu sebeple her cenah kendi siyasi, felsefi, ideolojik ve dini yapısına ilişkin talepleri sözlendirmeden önce sağduyulu ve temkinli olmak zorundadır. Her çevrenin kanaat önderleri, liderleri bu psikolojinin dışında kalabilme çabası içerisine girmelidirler. Özellikle camialarının çeşitli beklentilerini kamuoyuna ve ilgili mekanizmalara ileten bu insanlar , toplumsal denge ve uzlaşıyı göz önünde bulundurmaları gerekir.

Her camia, geçmişin incitilmişliğiyle saldırgan bir savunma psikoloji içerisine sürüklenmekten kendilerini korumak zorundadır. Tüm diğer kesimlerle yıllardır kader, coğrafya, kültür birliği yapmış olduklarını hatırdan çıkarmamalıdır. Bu ülkenin kendileri gibi inanmayan, yaşamayan, aynı etnisiteye, mezhebe sahip olmayanlarıyla gelecekte de kader birliğine mahkum olduklarını unutmamalılar. Kendi dinamikleri için istek ve önermelerde bulunurken diğer aidiyet öğelerine de en az kendilerinki kadar değer vermeli en önemlisi de onlara güven duymalıdırlar.

Taleplerinin bu birlikteliğe zarar vermemesine ve rasyonel olmasına özen göstermelidirler. Toplumsal yapıyı etkileyecek hukuksal taleplerini söz konusu çerçevede değerlendirmeli, bir ön kabulden geçirmelidirler. Her kesimin kendi bünyesinde stratejistleri, sosyologları, psikologları, tarihçileri, halk bilimcileri var kuşkusuz. Cenah adına seslendirmelerden önce sosyal bilimcilerle derin ve uzun soluklu kritikler yapmalıdır.

Üst seviyede yapılacak geniş bir sürece yayılacak görüşme ve fikir teatilerinin ardından mutabakata varılan konular bir yeni aşamaya taşınmalıdır. İkinci aşamada, kendi camiaları dışındaki toplum mühendisleriyle de bunun analizini yapmalıdır. Son olarak ise konu tekrar bünye içinde tartışılmalı ve ülke, toplum, sahip olunan birleştirici öğeler, ait olunan cenah açısından faydalı olduğuna kanaat getirilirse en mutedil formata büründürülerek kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Bu aşamaları geçmeden sadece söz konusu etnisite/mezhep menfaatleri doğrultusunda yapılacak tüm talepler, beyanatlar toplumda hazır bulunmuşluk zemininde kabul görmeyebilir. Hal böyle olunca da birer zenginlik kaynağı olması gereken unsurlarımız tavandan tabana varan bir ayrıştırma, ötekileştirmeye sebep olabilir. Üstelik ayrışmanın üst temsil makamlarından başlaması tabandan yayılan ötekileştirmeden daha kalıcı ve tehlikeli sonuçlara yol açma ihtimali daha yüksektir.

Toplumsal kimliğin keşfiyle birlikte bunalım yaşama olasılığı tüm cenahların hepsi için mevcut. Şimdiye kadar ikinci planda gözüken kesimlerin saygınlık ve statüye kavuşmalarıyla bir tür rüşt ispatı çabasına girmesi de beklenebilir. Lakin ideal olan eskinin gizli ezikliğini sahte narsizmle örtmeye çalışmak yerine gerçekle yüzleşmektir. Geçmişin faturasını bugünkülere çıkarmaya çalışmak gibi tasvip edilemeyecek bir tutum yerine eskinin kritiğini yaparak bütünleştirici sistematikler geliştirmeleri tercih edilmelidir.

Ülkemiz üzerinde kötü emelleri olan karanlık odakların, farklılıklarımızı ayrıştırmak için kullanmaya çalışmaları ancak böylelikle bozulabilir. Zaten, son dönemde Orta Doğu'da ve ülkemizde tezgahlanmak istenen oyunlara baktığımızda sağduyulu olmanın, sorunlara bilimsel yaklaşmanın, ferasetli olmanın her zamankinden daha gerekli olduğunu görebilmek mümkünu2026

twitter.com/sabihadogann

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement