Milat Web

06 Eylül 2021

'Bu dünya korkulacak bir yerdir'

 

Hukukçu bir arkadaşımın bu tarifi (‘bu dünya korkulacak bir yerdir’) çok değerli bir tanım oldu içimin derinliklerine. Muhabbetini yitiren bu dünyadan korkum sonsuz. Kalbini yitiren, maddeyi kutsi boyutlara taşıyan bu dünya korkulasıdır. Bu bir ümitsizlik tercümesi değildir. Dünyanın dönüştüğü bu son hâl, tarifi olmayan bir hâlsizliktir. Ölüm her lahza taze iken, ölümün bu kadar unutulduğu, unutturulduğu bu çağdan korkulmaz mı.  İnan dünya korkulasıdır, aşkını yitiren, aşkın peşinde koşanın yadırgandığı, rızaya uyanın ayıplandığı, kadere ram olanın dışlandığı, kedere rıza gösterenin arafa itildiği, gönül dergahının tarumar olduğu bu dünyadan korkulmaz mı.

Son nefes göz açıp kapamaktan daha yakınken, kefenimizi aracımızda taşımalıyken, sonsuzluk hayallerini fanilik diyarı için kurmanın iştahında boğulan dünyalıdan korkmayandan korkunç korkarım ben.

Güneş görmemiş bir şiiri sevgilinin ellerine bırakan Muhammed Münzevi görseydi güneşi de gülleri de umursamayan aşksızların çağını…

Gönül denen mübarek makamın çökmüş çaresizliğindeki çağ, yükleri altında yığılıp, ezilip kalan, hırsları yüzünden suretinden uzaklaşan nuru umursamayanların korkunç hevesleri kül ediyor, kül ediyor gülden dünyayı…

Dünya korkulacak bir yerdir kardeş, Gazze sahillerinde fosfor bombalarıyla bedenleri parçalanan kız çocuklarının parçalanmış beden parçalarına ses çıkarmayan dünyanın dünyalısına sen ne kadar güveniyorsun.

Zilleti yaşam tarzı saymış bu demde kararan kalplerin karanlığında değilse dünya, gözler mi görmez oldu acep. Aşkını yitirmiş bir çağdan bahsediyorum, sevdayı akçe külçe tartısında tartma tercihini yaşayan bir dünyadan, dünyalıdan söz ediyorum.

Kabil-Habil’den bugüne değin yaşanan bütün günahların, bütün ahların, bütün azgınlıkların toptan bu çağda toplanmasını başka neyle izah edebilirsiniz. İnsanlıktan firar eden insanın almadığı ibreti hangi mütercime tercüme ettirebilirsiniz. Çok garip dönemlerden geçiyoruz, her köşe başını tutan şu gönül katillerine prim yazan şu kapital sistemin muktedir hükmüne hayret. Hâl böyleyken sana gönlün hâlsizliğini neyle imla edeyim, neye ima edeyim, imha olan bu gönlü sana neyle ifşa edeyim.

Dünya korkulacak bir yerdir kardeş, diyor ya ‘‘bu dünya insana gurbet, memleket isteyen Allah’a sığınsın’’, gönül burçlarının beklentisi bu olmalı şu korkulacak dünyada.

Tabut için sıraya girdiğimiz bu çağda ölümü unutmuşluğumuz hangi iflasın bildirilmemiş, farkedilmemiş halidir. Musalla taşının soğukluğuna, teneşir suyunun sıcaklığına, ölümlünün ceset bakımına yabancı oluşumuz nasıl anlatılır, çağın hakikate sırt dönüşü anlatılmaz, başka türlü anlatılmaz, şu dünyalının gamsızlığına.

Evet ‘‘sonra yaparım diyenler helak oldu.’’ Ölçüyü kaçırıp, azgınlığa düşenler helak oldu. Helak oldu şu korkulacak dünyadan korkmayanlar. Nizama muhalefet edenler helak oldu. Helak oldu dünyalık muhasebeye tutuşanların dünyalıkları, dünyalıkları başlarına helak oldu. Dert uzun, bundandır söz uzun uzadıya…

Kardeş, unutma ki dünya korkulacak bir yerdir ve bu çok özel bir nasihattir…

                                                                                                                    

 

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement