Dolar (USD)
18.8102
Euro (EUR)
20.4905
Gram Altın
1165.759
BIST 100
5123.98
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

30 Kasım 2016

Bu AK Parti'ye 'balans'

Kaset fırlatmalarının "yandaş" yollu yüklenmelerinden asla etkilenmemiş bir vatan evladı olarak, Ak Parti'nin son birkaç yıldaki hallerinden endişe etmek ve bu endişeyi seslendirmek hem hakkım, hem de görevim.

Recep Tayyip Erdoğan'ın başında bulunduğu AK Parti ile şimdiki AK Parti arasında dünya kadar fark var.

AK Parti, sağa -sola çeken, motorundan garip garip sesler gelen, egzozundan "yağ yakımı" dumanları çıkan acil bakıma muhtaç bir otomobile benziyor!..

O GÜNDEN SONRAu2026

Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağı tartışılırken, bendeniz, "haddimi!" hayli aşarak bir kampanya başlatmıştım:

"Cumhurbaşkanı olmayın, Devlet Başkanı olun!"

Yaniu2026

"Genel Başkan olarak bir seçim daha geçirin. En az 330 milletvekili çıkartın, ülkeyi devlet başkanlığı referandumuna götürün ve devlet başkanı olun."

O günlerdeu2026

Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduktan sonra ANAP'ın kontrolünü tamamen kaybeden Merhum Turgut Özal'ın durumuna yakın bir yerlere düşmesinden ülkem için endişe ediyordum.

Kampanyayı bu endişeyle başlatırkenu2026

Tavrımın yanlış değerlendirmelere yol açacağını, bir kısım şeref yoksunlarının bu işi "Reis'in Cumhurbaşkanı olmasını istemiyor!" lafıyla aleyhimde kullanmaktan çekinmeyeceğini de çok iyi biliyordum.

Bunları göze aldım.

Sonuç getirmeyen tavrımı ortaya koydum.

Yıllar sonrau2026

Bugünu2026

Bir yandan;

"İyi ki de Cumhurbaşkanı" olmuş diyorum; " İyi ki de olmuş zira bu sayede Külliye Ruhu'na kavuştuk."

u2026Ve bir yandan da;

AK Parti'nin düştüğü durumlara baktığımda, "Acaba" diyorum;

"Bir seçim daha beklense de tek başına 330'u aştıktan sonra mı çıksaydı o makama?"

Acaba?

CİNSEL TACİZ FACİASI BİR SONUÇ

Bizim gibi AK Parti'nin bu ülke için ne anlam ifade ettiğinin farkında olanlar, ortadaki "dağınıklıktan" dolayı büyük üzüntü duyuyorlar.

Sayın Erdoğan'dan sonra epeyce dağıldı işler.

Öyle bir noktaya geldik ki, Sayın Erdoğan FETÖ belasıyla adeta tek başına mücadele etmek mecburiyetinde kaldı.

AK Parti'den destek bulamadı.

Sayın Davutoğlu döneminde herkes bir tarafa çekti.

O dönemde, Parti'nin kurucusu Cumhurbaşkanı ile O Cumhurbaşkanı'nın işaretiyle iş başına gelen Genel Başkan arasında derin görüş ve yöntem ayrılıkları vardı.

Biz "fitne"ye yol açmamak için sustuk ama ortak noktayı bulmak bir türlü mümkün olmadı.

Bugün durum farklı; Sayın Binali Yıldırım hemen her konuda Sayın Erdoğan gibi düşünüyoru2026

Bununla birlikte, Sayın Başbakan'ın kendisinden önce yaşananların, uzun süren başı boşluğun sebep olduğu dağınıklığı toparlamakta ziyadesiyle zorlandığını da görüyoruz.

Son vakitlerde yaşananlara bakın;

İdam mevzuundan, ekonominin temel meselelerine kadar hemen her konuda taban tabana zıt görüşler ifade ediliyoru2026

En temel meselelerde istişarenin, ortak akıl arayışının harekete geçirilmediği ortada.

Ekonomi yönetimindeki çekişmenin tezahürü dolar tartışmalarına yansıyor; bakanlardan biri dolardaki artıştan kaynaklanan endişelere vurgu yaparken, diğeri "Olsun, ihracatımız artar!" havasında.

Sayın Erdoğan, Merkez Bankası'ndan "faizleri düşürmesini" istiyor, ekonomi yönetiminin bir kısmı buna destek verirken, bir kısmı karşı çıkıyor.

Hale bakın;

"İdam"a karşı çıkan kabine üyesi bunu "tuzak kurulmasına" bağlıyor, yani birilerinin "bizi" oyuna getirmeye çalıştığını ima ediyor!..

Kim kimi oyuna getirmeye çalışıyor, neler oluyor?

Bakın, son taciz düzenlemesinde yaşananlarau2026

Sayın Erdoğan "ONE MİNUTE" diyene kadar, bu münasebetsiz, vakitsiz düzenlemede nasıl da ısrar edildi!..

Niçin?

Böyle kritik bir süreçte, böylesine "cinsel tacizli" bir düzenlemeyi hangi güçler empoze etti?

Gerçekten de oyuna getirmek isteyenler mi var?

"Arka plan"daki FETÖ'cüler mi etkiliyor, kim etkiliyor AK Parti'yi?

SON DÜZLÜKTEYİZ, AMAN DİKKAT!

Bakalımu2026

Sayın Devlet Bahçeli dün, Anayasa değişiklik görüşmelerinde büyük mesafelerin alındığını söyledi.

Sayın Başbakan da, bu yönde mesajlar verdi.

Peki ya "tuzak" tartışmaları?..

Ben, hala "fire"den endişe ediyorum.

Bunun tedbirleri alınabilir ama MHP ve AK Parti'de farklı numaraların dönmesinden endişe etmekte de haklıyız.

Grup yönetimlerinin (yönetebiliyorlarsa tam olarak), çok dikkatli olmaları gerekiyor.

Böyle giderse, sistem çökecek.

Böyle giderse, AK Parti'nin birlik ve beraberliğini sürdürmek iyice güçleşecek.

Böyle giderse, ülkenin birlik ve beraberliğini sürdürmek iyice güçleşecek.

"Partili Cumhurbaşkanı."

Sayın Erdoğan ülkenin de partinin de başına geçmeli, başka yolu yok.

Bakın; Sayın Başbakan, "IMF'ye mahku00fbmduk, AK Parti sayesinde kurtulduk" mesajıyla girdi dünkü grup konuşmasına.

Güzel de, hala Eski AK Parti'nin malzemeleri ile iş görüyoruz.

Artık yeni şeyler söylemek lazım ve AK Parti'de yeni şeyler söyleyecek durum yok.

Yeni şeyleri, "Anayasa" işi tatlı sonuca bağlanabilirse Recep Tayyip Erdoğan söyleyecek.

Başka var mı?

Varsa söyleyin; ben mi göremiyorum, Sayın Erdoğan'ın yükünü kayıtsız şartsız omuzlayanlar var da, ben mi göremiyorum?

Kutu kutu kutu

KÜLFET MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERE, NİMET DİĞERLERİNE!

Malu00fbm, Milat ekibi olarak şehir şehir dolaşıp dev etkinlikler gerçekleştiriyoruz.

Bu süreçte binlerce vatandaşımızla yüz yüze görüşme imkanını buluyoruz.

Ak Parti Teşkilatı,'nı da yakından gözlemliyoruz bu sayede.

Gördüğümüz o ki, ne yapılıyorsa Milli Görüş kökenliler yapıyor.

Ne varsa onlarda var.

Bütün yükü onlar çekiyor ama belli yerler, belli imkanlar hep Milli Görüşçü olmayanlara tahsisli.

FETÖ'cüler de bir şekilde işlerini görüyor!..

Ayrıntıları veririz kısmetse!..

VERGİLER, DOLARLAR VE BARONLAR!

Bu aziz millet, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından dövizini liraya çevirdi, büyük kahramanlık.

O günden sonra ve özellikle de son zamanlarda dolar iyice yükseldi.

Vatandaş vurgun yedi, "Olsun" dedi.

Şimdiu2026

Yine böyle, aynen devam ediyor.

Sayın Başbakan'ın ifade ettiği gibi, vergi dairelerinde kuyruğa girerek devleti finanse etmeyi sürdürdü.

Yine büyük fedakarlık.

Otomobillere acayip vergi zamları yapıldı, "gık" demedi, "Vatanım benim, öderim de öderim" dedi.

Esnaf batma noktasına geldi, "Kan tükürür, kızılcık şerbeti derim" türküsü söyledi.

Büyük millet.

Bu büyük millet, devletin "dev vergi indirimleri uygulanan" medya patronlarına filan yüklenilmesini bile talep etmeyecek kadar büyük bir millet.

Şapka çıkartılır.

İLETİŞİM ADRESİMİZ:

Bendenize serdararseven37@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Her gün kontrol etmeye çalışacağım söz. Bir de "Gereksiz yere aramayacağım!" sözünüze itimatla cep numaramı vereyim yine, çekinecek neyimiz var: 0532 763 68 43