Dolar (USD)
17.9392
Euro (EUR)
18.3571
Gram Altın
1034.28
BIST 100
2785.16
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

25 Haziran 2021

Algı kavatlığı

Türkiye, nefis ve şeytanın izdivacından hâsıl olmuş yalan taciri veledi zinalar elinden tamamen kurtulduğu zaman sadece etrafını değil; tüm dünyayı aydınlatacaktır…

Nefis ve şeytanın izdivacından peydahlanmış olan hakikat düşmanı yalancılar her nerede hangi kıyafete, mesleğe girerlerse girsinler, ilk dikkat çeken yalanlarıdır. Yalan söylemek büyük bir cesaret ister; hakikatlere rağmen, Allah’ın hesap sorma tehdidine rağmen, cehennemi on ikiden hedefleyip, yalan söylemek şeytani bir duruştur… İstisnalar hariç;siyasete dürüstlük ambalajıyla girip, ar-namus, şeref sloganlarıyla yalana karşı duruş sergileyip, yalanda ki ısrarları maalesef milleti zehirlemeye devam ediyor… Çok rahat yalan söyleyen ve buna da inandıran Batı, içerdeki elamanlarına da aynı rahatlıkla yalan söylettiriyor...

Yasak ilişkinin meyveleri olan yalancılar, hangi sektöre girerse girsinler oranın havasını bozuyor, istidatlarını ağırlaştırıyor gelişmenin daha hızlı olmasına firen oluyorlar. Bu defolu insanlar, medyayı kirletti, sanatı kirletti en sağlam olması gereken siyaseti vs. her kurumu kirletti. Nefis ve şeytanın kirli ilişkisinden peydahlanan bu şahısların kulaklarına okunan yalandan dolayı en büyük düşmanları hakikattir. Bu veledi zinaların dedeleri olan Ebu Cehiller de hakikat düşmanıydı. İşte bunun için; kulağına yalan okunanlar, kulağına ezan okunanları asla sevemezler… Kulağına ezan okunanların çoğunluğu hakikat peşindedir ve hangi mesleği yaparsa yapsınlar elden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar. Şeytan ve nefsin peydahladıkları ise; yalan silahşorluğu ile saf ve gerçeği öğrenmeye tembellik edenlerin algısını tam on ikiden vuruyorlar. Siz hangi operasyonu yaparsanız yapın, algısı yolgeçen hanına dönmüş kişinin algısından o yalan mermisini, 15’lik çiviyi söküp alamazsınız! Aptalların algısından hiçbir yalan çivisi sökülüp alınamaz! Uğraşırsanız sizi de yalancı durumuna düşürürler.

Yalancılar ve algısı umumhane olmuş kişiler müthiş ikilidir. Yalan söyleyen kişi, algısı bilmem ne hane olmuşun kavatı olup, bol bol onları pazarlar... Asla tövbekâr olmasına ve helal olanla; hakikatle izdivaç etmesine izin vermezler. Bu algı kavatları, işlerini kolaylaştıranlar; yalana inananlar yüzünden çok rahatlıkla kavatlık yapıyorlar…

Ebû Cehller, Ebû Lehebler de o dönemin algı kavatlarıydı; algıları yalanlara satıyordular. Ama onların algı operasyonları o ulvi hakikatlere asla gölge düşüremiyordu; iman edenler algılarının namusuna sahip çıkıyordular… Günümüzde aynı kin ve nefretle hakikatlere ve hakikat peşinde olanlara saldıranlar, hakikatler daima ortaya çıktığı halde, yalandan geri durmuyorlar ve yüzleri utanç ve mahcubiyet ifadelerine asla teslim olmuyor. Yüzlerinde insani ifadeler tası tarağı toplayıp gitmiş, meydan çocukların bile rahatlıkla anlayacağı yalanlara kalmış.

İşte bazı yalanları: Aşı beli bükülmüş ihtiyarlardan, büyük bir süratle kundaktaki bebeklere doğru koşarken, neredeyse sokakta aşılanmamış insan avına çıkılacakken, iğrenç tezviratlar ile “hani nerede aşı? Aşı yok ki, yalan söylüyorlar yalan!” diye yalan silahşorluğu yapıyorlar… Emekli, üç daire sahibi ve iyi bir maaşı olduğu ve soğan işi yapmadığı halde bir çuval soğanı İP’in başkanı Akşener önüne boşaltıp: “Para etmiyor! Para etmiyor!” diye yırtınıp, soğan çuvalını artist tavırla boşaltıp, kameralar gittikten sonra açgözlü bir şekilde yeniden soğanı toplamak vs. vs. Teneffüs eder gibi yalanlar yalanlar ve bunları iktidara gelmek için kullananlar… Çok iğrenç! Vallahi çok iğrenç!... Bu yalanlara inanmak ise kötü idare ile cezalandırılması gereken ahmaklık. İşte İstanbul; her şey çok güzel olacak yalanına inandı ve cezası kötü idare oldu.

Siyasetin, hizmet etme sanatından, yalan üretimine geçmesinin vebali yalanlara kananların boynundadır. Yalan rağbet görmese ve alıcı bulmasaydı hangi siyasetçi böyle bir yola başvurur ki? Algısını orta yere bırakan, düşünmeyi ve hakikati görmeyi sevmeyenler basın ve siyasette yalan silahşorlarını söz sahibi ediyor. 19 yılda elde edilen kazanımlara kör olmak, ne yalanları yemeğe ve hazmetmeye sebep oluyor. Yazık! Çok yazık!