21 Eylül 2021

"Herkes haklı, kabahat bizde!.."

Bizde, şöyle biraz “parayı” ve “makamı” bulan, sokaktaki vatandaşla arasına mesafe koyar.

Birazcık “tanınmış” sınıfına girene ulaşmak hiç kolay olmaz.

Onlar, “ahkâm” kesme tarafındadırlar işin!..

Kendilerini sadece “maddeten istifade ettikleri” yerlere karşı sorumlu hissederler.

Sokaktaki vatandaş çok gerilerde kalmıştır artık!..

İşleri, bilhassa da “özel” ve hususiyetle de “çok özel” işleri  pek yoğundur…

“Normal yurdum insanı” ile konuşmaya vakitleri yoktur!..

Hem zaten, onlar “sınıf” atlamışlardır!..

“Alt sınıftan” insanlarla konuşmak, kendileri açısından geriye dönüş anlamına gelecektir!..

*

Bendeniz, günümün en az bir saatini, (kimi günler üç dört saatini), “dar gelirli, fedakâr, cefakâr vatan evlâdı” kıvamında olan okuyucularıma ayırıyorum.

Özellikle seçmiyorum ama arayanların kahir ekseriyeti buralardan.

Kıymetli okuyucularımla sohbetlerden çok istifa ettim, ediyorum.

Onlar “Azıcık aşım, ağrısız başım!” diyen, demek mecburiyetinde olan vatan evlâtları.

Benim için doğru olduğunu düşündüklerini rahat bir şekilde söyleyebiliyorlar.

Onlar ikaz ediyor, ben de ikazlarına kulak veriyorum.

Hazret-i Ömer (r.a.)’in şöyle dediği rivayet edilir:

“Yanlış yaptığımızda bizi uyarmazsanız,

SİZDE HAYIR YOKTUR!

Bizi uyardığınız halde sizi dinlemezsek,

BİZDE HAYIR YOKTUR!”

*

Aman deyim, “sokaktaki insandan” ayırmayın kulağınızı…

Kopmayın sokaktan!..

Yoksa…

İşin sonu, sıkıntı!

*

Sokaktaki adam ve sokaktaki ablam, umumiyetle temiz yüreklidir.

“Yurdum insanı” işte: 

Çileye taliptir, her dönemde fedakârlığın büyüğü kendisine düşer.

Kan tükürür “Kızılcık şerbeti içtim.” der.

Yıllar yılı bin türlü baskı görmüştür.

Üzerinden nice darbe geçmiştir.

Bin türlü sıkıntı çekmiş, tepeden bakanlar tarafından hep ezilmiştir.

Onun “kurtuluş” mücadelesi, “beka” meselesi hiç bitmez.

Mevzu vatan ise gerisi teferruattır.

Dünyada yenen kaymaklara imrenmez…

“Kaymak Cennet’te yenir.” der.

Fedakârlık mı?

Dedim ya, en önden gider.

*

Bunlar hep böyledir de…

Son vakitlerde farklı sesler de duyuyorum, aynı yerlerden.

Bizi en az 30 yıldır takip ettiğini söyleyen okuyucularımdan birinin tepkisi de böyle…

“Fahiş fiyatlardan dolayı, birileri zincir marketleri, zincir marketler adına konuşan birileri de başka birilerini suçluyor! Galiba her iki taraf da haklı, kabahat bizde!” diyor kıymetli okuyucumuz.

Cuma Hutbesi’ne de “konu” olan “Fahiş Fiyatlar” meselesi memleketin bir numaralı gündem maddesi.

Kadim okuyucumuzun da dediği gibi, taraflar bu konuda birbirlerini suçluyor.

İktidar cenahı, “Sorumlu Olarak” belli adresleri gösteriyor:

1-Dış güçler,

2-Dış güçlerin uzantıları olarak faaliyet gösteren radikal muhalefet,

3-Fırsatçı zincir marketler ve diğer fırsatçılar.

*

Birileri de, bu “suçlu, sorumlu”  çerçevesine,

“Elektrik, doğalgaz gibi kalemlere yapılan zamları, Tarım Kredi Kooperatifleri’ndeki fiyatları” öne sürerek itiraz ediyor.

Kadim okuyucularımız, bunların tamamen dışında…

Üç otuz kuruşluk gelirleriyle, “evlerini, dükkânlarını” çevirmenin derdinde…

Suçlu aradıkları yok.

Birilerine fatura kesmeye çalıştıkları yok.

Sadece ve sadece, “Kim halledecekse halletsin, nasıl halledecekse halletsin, yeter ki çarşı pazardaki yangın bir an evvel söndürülsün!” diyorlar!..

Peki, ne yapılırsa bu yangın sönmüş olur?

Ölçü ne, neye göre?

Nasıl?

Birçok alan var, sadece zincir marketler meselesi yok ki ortada.

Mesela…

“Konut” fiyatları çok arttı.

Patladı!..

Bu durumu, siyasi iktidara tam destek veren televizyon kanalları da haberleştiriyor.

Malûm, her siyasi görüşten müteahhit var.

Mesela..

Siyasi iktidara tam destek verdiklerini söyleyen müteahhitler, hep birlikte kameralar karşısına geçseler…

“Ortada siyasi iktidarın da ifade ettiği gibi büyük bir fırsatçılık furyasının” bulunduğunu haykırsalar..

Ve fiyatlarda, hissedilir oranda indirim yaptıklarını açıklasalar…

“Hissedilir oranda” dedik…

Yüzde 10, 20 değil!..

Malûm, siyasi iktidara tam destek veren kanalların da dikkat çektikleri üzere, birçok yerde “konut” fiyatları bir senede ikiye katlandı…

Her yeni konutta, yüzde 50 “yerlilik ve millilik” indirimi talep etmek, sokaktaki vatan evlâtlarının hakkı değil mi?

Bunu “yerli ve milli” etiketli müteahhitlerden bazılarına söylediğimde…

“Tamam da, fiyatı biz belirlemiyoruz ki… Arsa fiyatları müthiş arttı. Arsa sahiplerinin talepleri arttı. Demir arttı, şu arttı, bu arttı… Elektrik, benzin, mazot giderlerimiz arttı!” diyorlar!..

Gel de çık işin içinden!

Bu işler nasıl çözüme kavuşturulacak bilmiyorum.

Zira, “serbest piyasa” denilen bir  ortamda yaşıyoruz.

Bu, kolay ulaşılabilir hale gelen “Çikita Muz”un hayranlık uyandırdığı Merhum Özal’lı günlerden beri böyle…

Bizim derdimiz de küçük işte…

Anlatalım:

Memlekete giderken, bizim tüplü arabaya gaz alacaktım…

Baktım, fiyatı 5.15 lira olan da var, 4.35 lira olan da…

Kim fiyatı neye göre belirliyor?..

Serbest piyasa!..

Pompalardan pompa beğen, hangisine razıysan onunla fullen!..

Öyle ya,

Ekranlarda “Erkek erkeğe yatak sahnesi” de var, “Cuma Sohbeti” de!..

Kumanda elinde değil mi, muhterem ve muhafazakâr kardeşim,

istediğini açar, istemediğini açmazsın!..

Öyle bir düzende yaşıyoruz ki, burada bahsini etmek istemediğim o “berbat fiil” bile suç değil!..

Böyle bir ortamda…

“Malını aşırı fiyata” satışa sunduğu iddia edilen bir şahsı hangi ölçülere göre sıkıştıracaksın?

“Aşırı” olan nedir, nedir bunun ölçüsü ?

Fiyatlara “narh” mı konulacak?

Hani “sarı” renkli bir “alış-satış” sitesi var.

Oraya “Şahin” otomobil ilanı koyan bir adam, 80 bin lira, hatta 100 bin lira fiyat yazamaz mı?

Yazar!..

Kime ne!..

*

Birçok “lö-küs” konut inşa edilmiş, ediliyor.

Bu konutları yapanların siyasi eğilimlerine filan hiç bakmıyorum.

Sadece fiyatlarına bakıyorum…

Ohooooo….

Akla ziyan..

Bu konutların maliyetleri nicedir, bunun hesabını yapan var mı?

Bir konutun resmiyette  kaç liradan aşağı satılamayacağı belli de…

Bunun bir tavanı var mı?

Buradan isimleri vererek eleştirsek…

Al başına belâyı!..

 “Sana ne kardeşim, vergilendirmiş kazanç kutsaldır, sen benim kutsalıma mı laf ediyorsun!” dese ne diyeceksin!..

Bir de “Yerli ve Milli olduğum için hedef alınıyorum!” dese...

Adam resmen “haklı” çıkar.

Mahkeme verse kazanır adam, “gaz parasından” da oluruz, neme lâzım!

*

Neyse…

Kadim okuyucularımı dinlemeye devam edeyim ben, fazla derinlere girmeden!

 
Advertisement Advertisement Advertisement