Başkanlıktan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, katılımcılara video mesajla hitap etti.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan Birleşmiş Milletler (BM) gibi örgütlerin temel amacının uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması ve korunması olduğunu hatırlatan Altun, Soğuk Savaş sonrası dönemde ortaya çıkan insanlık felaketlerini önlemede, barış ve güvenliğin temin ve muhafaza edilmesinde mevcut uluslararası örgütlerin yetersiz kaldığına dikkati çekti.
Özellikle son 30 yıldır dünya siyasetinde yaşanan gelişmeler ve güç dengelerinin değişmesi karşısında bu örgütlerin, istikrarlaştırıcı fonksiyonunu artık ifa edemez hale geldiğini belirten Altun, küresel sistemin, BM'nin mevcut yapısı başta olmak üzere, mevcut sorunlara çözüm değil çözümsüzlük kattığını çok defa tecrübe ettiğini söyledi.
Tüm dünyanın temsil edilmediği BM Güvenlik Konseyi'nin uluslararası adaleti sağlamakta yetersiz kalmasının küresel vicdanı yaraladığını dile getiren Altun, BM'nin kuruluş misyonunu ifa etmekte yetersiz kaldığının en dramatik örneğinin İsrail'in tüm dünyanın gözü önünde Filistin'de uyguladığı katliamlar ve zulümlerde görüldüğünü kaydetti.
Fahrettin Altun, "Örgütün temel kurucu beyannamesi olan ve daha adil, daha özgür, daha insan odaklı bir dünya idealiyle 76 yıl önce imzalanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin İsrail'in Filistin halkına yönelik gerçekleştirdiği soykırımla çiğnendiğine hepimiz şahit olduk." dedi.
Filistin'de, 7 Ekim 2023'ten bu yana çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 50 binden fazla insanın acımasızca hayattan koparıldığını anımsatan Altun, şunları kaydetti:
"Uluslararası hukukun en ağır ihlallerinden birinin yaşandığı İsrail'in Filistin'e saldırılarında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sıklıkla vurguladığı 'Dünya beşten büyüktür' ve 'Daha adil bir dünya mümkün' şiarlarının temsil ettiği değerlere daha da ihtiyaç duyulduğunu bir kez daha anladık. Adalet mücadelesinin ve daha adil bir dünya için verilen mücadelenin kolektif bilincimizde derin yankılar uyandıran daimi temalar olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu zorunluluk sadece teorik bir ideal değil, tarihi zulümlerin tekrarlanmasını önlemek ve barışçıl bir dünya için insanlığın benimsemesi gereken pratik bir gerekliliktir."
"Uluslararası toplum sorumluluklarını yerine getirmeli"
Fahrettin Altun, insanlığın küresel alanda çok ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığını belirterek, günümüzde geleneksel savaşların yanında hibrit tehditlerin de ayrı bir meydan okuma alanı olduğuna işaret etti.
İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği insanlık dışı eylemlerinde, dezenformasyonun etkili bir kara propaganda aracı olarak kullanılabileceğine tanıklık edildiğini aktaran Altun, bir yandan masum sivillerin üzerine bombalar yağarken, diğer yandan dünya kamuoyunun manipüle edilmeye çalışıldığını ifade etti.
"Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak, insanlığın kanayan yarası Gazze'de yaşanan savaşın gerçeklerini dünyaya duyurmak, sistematik dezenformasyon kampanyalarını ifşa etmek ve mazlum Gazze halkının haklı sesini bütün dünyaya duyurmak için etkin bir mücadele yürütüyoruz." vurgusunda bulunan Altun, bu mücadelenin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel adalet mücadelesinden alınan ilhamla vicdan, adalet ve hakikati merkeze alan bir yaklaşımla sürdürüldüğünü vurguladı.
Altun, Hamas ve İsrail arasında varılan ateşkes mutabakatından sonraki süreçte, uluslararası toplumun ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve Gazze'ye acil biçimde insani yardım ulaştırılması noktasında sorumluluklarını yerine getirmesinin büyük önem arz ettiğine inandıklarını sözlerine ekledi.