Hatırlayın! Gezi olayları başladığında,
en ufak toplanma alanını gören ve hemen fırsatı değerlendiren teröristleri. Sonra bir grup ulusalcı çıkıp “bizim amacımız bu değildi, bizde anlamadık ortalık savaş alanına döndü, terörist posterleri açılmaya başladı biz gidiyoruz” diyenleri. Hatta Ayşe Barım’ın ekibindeki oyuncuların gezi soruşturmasında verdiği cevap da bu oldu.  
Elbette gösteriler, demokratik hak kimsenin ses ettiği yok fakat işin rengi “sen hala anlamadın mı mesele ağaç değildi” deyip yakıp yıkanlara, devlet malına, devletin polisine uzanınca orda durmak lazım. Hatta ve hatta sosyal medyada daha yeni paylaşılan Konya'da meydan da toplanan halk, terör bayrakları açan bir gruba “ bu nedir böyle amacımızdan şaşıyoruz, çıkın dışarı lütfen “ dedi. Meraklısı bulup izleyebilir. 
Özgür Özel halkı her gün meydanlarda toplanmaya çağırdı fakat günden güne bu iş ona kan kaybettirecek. Meydanları bir araya getirmek kolaydır mesele bir arada tutabilmek. İşte bu çok zor. Son günlerde Özgür Özel’in iştahla meydanlara dalması kendi tabanında dahi, Kemal Kılıçdaroğlu’nu arattı. Bakın enteresan ve gerçektir size siyasal iletişimden şöyle örnek vereyim. Liderlik konusunda, genel başkanları sayacağım. Hepsi genel başkandı ama alanları toplama konusunda hangisi liderdi? Başlıyorum. Atatürk mü? İsmet İnönü mü? Özal mı? Mesut Yılmaz mı? Abdullah Gül mü? Erdoğan mı? Kılıçdaroğlu mu? Özgür Özel mi? Hepsi genel başkandı ama hangisi liderdi? Siyaset tarihi ve iletişimi ince bir çizgidir halk unutmaz. Özgür Özel’ e bir dip not bırakıyorum, günlerdir yaptığın konuşmalarda üzgünüm ama senden daha çok Muharrem İnce etkileşim aldı, bir durup düşünsen mi? 

Güne not/ 
Dün Samsun'da Yeşilyurt AVM’de Samsun Büyükşehir Başkanı Halit Doğan’ı gördüm, kızıyla birlikte korumaları olmadan takım elbiseleri olmadan, tanınmak için gayret dahi etmeden sessiz sedasız oturuyorlardı. Hatta yanımda şöyle sesler duydum o mu acaba? Yok değildir. İlçe belediye başkanları egosunu bir kenara bırakıp Halit Doğan’ı uzaktan bir izlese keşke.