Tebliğe adanmış ömür: Ömer Döngeloğlu

Tebliğe adanmış ömür: Ömer Döngeloğlu

Televizyon programlarında yaptığı dini sohbetleriyle tanınan Ömer Döngeloğlu, katıldığı konferans ve sempozyumların yanı sıra sosyal yaşantısında da irşat faaliyetlerinde bulunuyordu. Döngeloğlu'nun vefatının üzerinden 1 yıl geçti.

03 May 2021 11:00:58

Televizyon programlarında yaptığı dini sohbetleriyle tanınan Ömer Döngeloğlu, katıldığı konferans ve sempozyumların yanı sıra sosyal yaşantısında da irşat faaliyetlerinde bulunuyordu. Döngeloğlu'nun vefatının üzerinden 1 yıl geçti.

Ömrünü İslam'ı anlatmaya adayan ve televizyon programlarında yaptığı dini programlarla tanınan ilahiyatçı-yazar Ömer Döngeloğlu'nun ölümünün üzerinden bir yıl geçti.

Merhumun ailesi ve sevdikleri, Döngeloğlu'nu ve ona olan özlemlerini AA muhabirine anlattı.

Zeynep Döngeloğlu, eşinin, Hz. Muhammed'in (S.A.V.) hayatını kendisine rehber alan, bunu ailesinde ve çevresinde yaşatan bir şahsiyet olduğunu, kendisine ve çocuklarına karşı daima merhametli, sevgi dolu ve affedici davrandığını söyledi.

Eşinin, ailesine karşı yumuşak dilli olduğunu belirten Döngeloğlu, Ömer Hoca'nın aynı zamanda çok şakacı ve eğlenceli bir kişiliğe sahip olduğunu, çevresindeki insanlara takılmayı ve onları güldürmeyi çok sevdiğini ifade etti.

Eşinin sıla-i rahime çok önem verdiğini, her fırsatta başta memleketi olmak üzere uzak-yakın demeden akraba ve dost ziyaretleri yaptığını, onların maddi manevi yanında olmaya çalıştığını dile getiren Döngeloğlu, merhumun, ailesine de bu konuda tavsiyelerde bulunduğunu kaydetti.

Vefatından sonra hayatlarına dokunduğu çok insan tanıdıklarını ve hepsinin eşine dua ettiğini aktaran Döngeloğlu, "İzzet bir insanın ailesine bırakacağı en kıymetli mirasıdır. Allah ondan razı olsun." dedi.

Döngeloğlu'nun Kudüs özlemi

Zeynep Döngeloğlu, eşinin Kudüs'e karşı özlem duyduğunu ancak Filistin ve Kudüs halkıyla ilgili yaptığı sohbetler nedeniyle Kudüs'e girişinin engellendiğini belirterek, şunları ifade etti:

"Filistin ve Kudüs halkıyla ilgili yapmış olduğu sohbetler sebebiyle Kudüs'ü ziyaret etmesi engelleniyordu. Buna çok hüzünlenirdi, zira oraları ziyaret etmeyi çok arzuluyordu. Şunu samimiyetle söyleyebiliriz ki enaniyeti hiç yoktu. Bu sebeple hedefleri de hayalleri de sadece bu ümmetin sıhhati ve birliği içindi. Hiçbir duasını ümmetin mazlum toprakları, Filistin, Arakan, Yemen, Suriye, Doğu Türkistan'ı katmadan bitirmezdi. Kendi için kuracağı tek hedef ise dünya yaşamında müminlere hizmetle, peygamber hatipliğiyle anılacağı bir ahirettir sanırım."

Döngeloğlu, eşinin adeta vefayla bütünleşmiş bir insan olduğunu, tüm yoğunluğuna rağmen dostlarının sıkıntısına koştuğunu ve çağrıldığı sohbetlere gittiğini sözlerine ekledi.

mer_87eab3ce8ce7317790a41f9f86755420.jpg

Döngeloğlu'nun son mesajı çocuklarına

Ömer Hoca'nın kızı Fatma Döngeloğlu ise babasının ailesine olan ilgisini anlatarak, "İki üç saatlik boşluğu olsa hemen lunaparka götürür, orada bizimle çocuk gibi oyunlar oynardı, eksikliğini hissettirmemek için çabalardı. Birimizden biri hata yapsa bunu aile meclisinde konuşmaz, birebir ilgilenir, incitmezdi. Çocukluğumuzda büyük bir hata yapmış olsak dahi asla cezalandırmazdı, öğüt ve tavsiye vererek bizleri kırmamaya çalışırdı." şeklinde konuştu.

Fatma Döngeloğlu, her zaman büyüklere ve akrabalara saygılı olunması, onların isteklerinin yerine getirilmesi konusunda öğütler veren babasının,"Onlardan bir yanlış görseniz dahi affedici olun, kazanan siz olursunuz. Kavgayı bitiren taraf hep siz olun ve özünüzü unutmayın." dediğini anlattı.

Döngeloğlu, babasının herkesle helalleşerek hastaneye gittiğini, hastanede telefonda yaptıkları son görüşmede çocuklarına, "Annenize yardımcı olun, kendinizi üzmeyin, Allah'ın dediği olur yavrularım." dediğini aktardı.

 
Advertisement Advertisement