Kızılay Web
Dolar (USD)
16.7603
Euro (EUR)
17.502
Gram Altın
976.4
BIST 100
0
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

Rusya-NATO mücadelesinde yeni cephe: İskandinavlar

Rusya-NATO mücadelesinde yeni cephe: İskandinavlar

Rusya, NATO'nun Doğu'ya yayılmasını isterken kuzeye yayılışını tetiklemiş oldu. NATO'nun kuzeye doğru yayılması, bir kez daha III. Dünya Savaşı ihtimalini gündeme getirdi. Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya başvurusuyla başlayan bu süreçte, muhalif tavrı sebebiyle en çok konuşulan ülke Türkiye...

21 May 2022 14:22:01

Rusya, NATO'nun Doğu'ya yayılmasını isterken kuzeye yayılışını tetiklemiş oldu. NATO'nun kuzeye doğru yayılması, bir kez daha III. Dünya Savaşı ihtimalini gündeme getirdi. Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya başvurusuyla başlayan bu süreçte, muhalif tavrı sebebiyle en çok konuşulan ülke Türkiye...

Doç. Dr. İsmail Şahin / AA Analiz

Son günlerde Rusya ile NATO mücadelesinde yeni bir cephe açıldı. Uzun yıllar boyunca tarafsızlıklarını koruyan ve Sovyetler Birliği döneminde dahi NATO şemsiyesi altına girme ihtiyacı duymayan İsveç ile Finlandiya aynı anda NATO’ya üyelik başvurusunda bulundular. İşin ilginç tarafı, her ikisi de Rusya’nın komşusu olduğundan dolayı tarih boyunca birçok kez Ruslarla karşı karşıya geldiği gibi Finlandiya toprakları uzun yıllar boyunca Rusya İmparatorluğu’nun içerisinde de yer aldı ve ancak 1915’te bağımsız bir devlet olarak ortaya çıktı.

İsveç ise Lehistan ile birlikte Rusya’nın Avrupa’daki en önemli rakiplerinden oldu. Rusya’nın Finlandiya ve İsveç ile bu kadar sorunlu münasebetlere sahip olmasına rağmen bu iki ülkenin NATO üyeliğine yeni başvuruları bir taraftan şaşırtıcı görünse de diğer taraftan her iki devlet de zaten eskiden beri NATO ile yakın iş birliği içerisinde bulunuyor. İsveç ile Finlandiya 1994’te "Barış İçin Ortaklık" programına dahil oldukları gibi her iki ülke güçlü ordu ve önemli askeri teknolojilere sahip. Finlandiya bu konumda komşusu İsveç ile kıyasla bir adım daha önde bulunuyor. 1325 kilometrelik Rusya ile sınırın da bunda şüphesiz etkisi büyük.

Rusya’nın siyasetinin ters tepmesi

Peki ne oldu da bugüne kadar tarafsızlıklarını koruyan bu iki İskandinav ülkesi, NATO üyesi olmaya karar verdi? Her iki ülkede de NATO üyeliğini destekleyenlerin oranı son yıllarda arttı. Ukrayna’daki gelişmelerin bunda önemli etkisinin olduğu bir gerçek. Kaldı ki Kremlin özellikle son yıllarda sıkça diğer ülkelerdeki bir kısım toprakların kendilerine ait olduğunu dile getiriyor.

1809-1917 yılları arasında Rusya İmparatorluğu içerisinde geniş yetkilere sahip bir vilayet olarak kalan Finlandiya da bu tür açıklamalardan muhtemelen kendine pay çıkarıyor. Kaldı ki Finlandiya ve İsveç, Batı’nın Ukrayna’ya verdiği desteğin silah yardımıyla sınırlı kalmasından ve üyesi olmayan bir ülke için NATO’nun Rusya ile doğrudan savaşa girmemesinden ders çıkartarak, her ihtimale karşı güvenliklerini garanti altına almak istiyor. Aslında Rusya, NATO’nun doğuya yayılmasını isterken NATO'nun kuzeye yayılışını tetiklemiş oldu.

Diğer taraftan ABD de bu iki ülkenin üyeliğini istiyor ve destekliyor. İsveç ve Finlandiya’nın üyeliği ile tüm İskandinav ülkeleri NATO içerisinde yer almış olacak ve Rusya’nın NATO ile sınırı genişleyecek. Böylece NATO, Rusya’nın eski başkenti olan St. Petersburg’a yakınlaşmış olacak. Yine Rusya dışında Baltık denizine sahili olan ülkelerin hepsi NATO üyesi olmuş olacak. Bu da NATO’nun buradaki varlığını pekiştirecektir.

Rusya’nın cevabı

Rus yetkililer şimdiden rahatsızlıklarını bildirdiler ve bu iki ülkenin üyeliği olursa, buna uygun cevap vereceklerini dile getirdiler. Bu cevap, şüphesiz bu iki ülkeye yerleştirilecek NATO askeri ve teknolojilerine bağlı olacaktır. Şimdilik İsveç, üyelikten sonra da kendi topraklarında askeri üs ve nükleer silahların yerleştirilmesine izin vermeyeceğini açıkladı. Bununla birlikte Rusya, şüphesiz şimdiden Finlandiya sınırını gözden geçirecek ve önümüzdeki günlerde buradaki asker sayısını da askerî teknolojilerini de arttıracak. Bunun kapasitesi de NATO’nun atacağı adıma bağlı olacak. Yine bu süreçte Moskova, Kaliningrad ile Belarus’ta da askerî teknolojilerini artırma yoluna gidebilir. Finlandiyalı uzmanların belirttiği gibi Rusya-Finlandiya sınırında bundan birkaç ay öncesinde Belarus-Polonya sınırında yaşanan göçmen krizine benzer bir kriz de yaşanabilir.

Diğer taraftan başta Türkiye’nin tutumu olmak üzere son günlerde yaşanan gelişmeler, bu iki ülkenin NATO üyeliğinin beklenildiği gibi kolay olmayacağını gösteriyor. Türkiye dışında Hırvatistan ve başka ülkelerin de konuyla ilgili bir takım itirazları var. Bir taraftan bu konu, örgüt içerisinde yeni tartışmalara yol açarken diğer taraftan da örgüte yeni bir hayat kazandırdı. İşin ilginç tarafı; Rusya ve Batı, kendi siyasetlerini karşı tarafın adımına cevap olarak değerlendiriyor ve öyle anlaşılıyor ki bundan da hiç şikayetçi değiller.

NATO’nun kuzeye doğru yayılması, bir kez daha III. Dünya Savaşı ihtimalini gündeme getirdi. Bu tür yorumlar abartılı olmakla birlikte NATO’nun genişlemeye devam etmesi ve ardından Rusya’nın buna vereceği cevap, şüphesiz bölgede istikrarsızlığı ve gerginliği azaltmayacak, ülkelerin savunma sanayiine daha fazla yatırım yapmalarına yol açacak ve belki de ŞİÖ benzeri askerî alanda alternatif örgütlerin ortaya çıkmasını tetikleyecektir.

TDV sağ
Advertisement Advertisement