İstanbul'un gizli kalmış müzeleri (1)

İstanbul'un gizli kalmış müzeleri (1)

.

22 Nisan 2021 00:30:15

.

Fahri Sarrafoğlu / İstanbul SEYYAHI

 

Avrupa ülkelerine gittiğiniz zaman daha hava alanından çıkışta hemen elinize şehirde bulunan müzelerin tüm bilgilerini bir broşürle size veriyorlar. Broşüre baktığınız zaman o kadar şaşırıyorsunuz ki Viyana’da, Paris’te, Berlin’de Brüksel’de kısaca hangi Avrupa ülkesine gitseniz onlarca değil yüzlerce müze olduğunu görüyorsunuz. İstanbul’da ise bu konuda yeni gelişmeler var, ama Avrupa’ya göre özel müzecilik konusunda henüz istenilen sayıda müzelerimiz yok. Olanların büyük bir kısmı da halkımız tarafından yeterince bilinmiyor. Aa böyle bir müze mi varmış deniyor. Uçurtma müzesi, oyuncak müzesi, ya da santral müzesi, otomobil müzesi, fotoğraf makineleri müzesi gibi özel müzelerimiz olmasına rağmen bilinmiyor. İşte İstanbul’da bulunan bazı özel müzeleri sizler için tanıtalım dedik. Hafta içi ya da hafta sonu (pandemi süreci bitince ) ailece gidilebilecek müzelerden bazıları şunlar:

 

Orhan Kemal Müzesi

Yakın edebiyatımıza ışık tutan Orhan Kemal Müzesi, Orhan Kemal Kültür ve Sanat Merkezi’nin katkıları ile, Akarsu caddesi No:30 Cihangir 34433 İstanbul / Türkiye adresinde iş günlerinde 10.00-19.00 saatleri arasında hizmet vermektedir. Müzede yazarın çoğu Ara Güler tarafından çekilmiş 70 kadar fotoğrafı, aile fotoğrafları, kitaplarının orijinal ilk baskıları, özel mektuplar, hakkında yazılan tez ve makaleler, kullandığı daktilo, özel eşyaları, öldüğünde yüzünden alınan maske gibi nesneler sergilenir. Müze binasında ayrıca bir kitaplık ve İkbal Kahvesi adlı bir kahve de bulunur. Müze, Orhan Kemal Kültür Sanat Merkezi tarafından 2000 yılında kurulmuştur. Ayrıca Orhan Kemal Müzesi diğer müzeler içinde Orhan Kemal’in oğlu olan Işık Öğütçü aracılığı ile açılma ayrıcalığına sahip olan müzedir. Edebiyata ilgi duyan her yaştan insanın bu müzeyi görmesi ve ziyaret etmesi tavsiye edilir.. Ayrıca bu müzede Abdülkadir Kemali Bey’e ait İstiklal Madalyasının vesikasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün orijinal olan ıslak imzasını da görebilmek mümkündür.

Harbiye Askeri Müzesi


Harbiye Askeri Müze binası 1862 yılında 2. Abdülhamit tarafından inşa edilmiş olan Harp Okulu içerisinde bulunmaktadır. Koleksiyonların zenginliği ve çeşidi açısından dünyanın en önde gelen müzelerinden birisi olan Harbiye Askeri Müze’nin kuruluşu modern anlamda olmamakla beraber 15 yüzyıla kadar uzanmaktadır. 1936 yılına kadar Atatürk’ün de 1899-1905 yılları arasında öğrenim gördüğü birçok değerli komutan ve subayın yetiştiği Harp Okulu olarak kullanılmıştır. Harp Okulu’nun 1936 yılında Ankara’ya nakledilmesinden sonra bina 1936-1966 yılları arasında 1 nci Ordu, 3 ncü Kolordu, Merkez Komutanlığı Karargâhları olarak çeşitli askeri birliklere tahsis edilmiştir.

Bir günde ancak

Müzede gezilebilecek çok fazla bölüm bulunmaktadır. Özellikle Türk tarihini öğrenmek isteyen çocuklar ve gençlerimizin mutlaka gezmeleri gereken bir müze. Animasyonlar, haritalar ve bal mumu heykellerle Cumhuriyet dönemine kadar tüm tarih canlı bir şekilde sunuluyor.  Müzeye 2000 yılından itibaren yeni bölümler de eklendi. Ayrıca müzede her gün düzenli olarak Mehter Konserleri düzenlenmektedir. Müzedeki sergi salonunda Harbiye askeri okulu öğrencilerinin yapmış olduğu ve profesyonel ressamların tabloları ile yarışabilecek güzellikte tablolar bulunmaktadır. Harp okulundaki spor etkinliklerinden kazanılmış olan madalyalar ile kupalar da bu müze de sergilenmektedir. Atatürk'ün pek çok eşyası, askerlerin kıyafetleri kürsüler, silahlar, masalar da müze içerisinde sergilenmektedir.

Ruslardan kalan çan

Osmanlı devleti 93 harbi diye bilinen savaş sonrasında yenilince Rusya ile Ayastefanos anlaşması yapıldı. 3 Mart 1878 tarihinde antlaşma imzalandı. Tamamı yirmi dokuz madde olan antlaşmaya göre Ruslar bugünkü Yeşilköy’de ölen askerleri için bir kilise ve anıt yapacaklardı. Anıtın yapılma nedeni görünüşte oldukça makul karşılandı ama anıtın yapımı ilerleyince anıtın yavaş yavaş bir utanç anıtı olduğu ortaya çıktı. I. Dünya Savaşı başlaması ve Rusya’ya savaş açılmasıyla birlikte 14 Kasım 1914 tarihinde yıkıldı. Mahmut Şevket Paşa, I. Dünya Savaşının ilan edildiği tarihlerde bu anıtın utanç kaynağı olduğunu düşünüyordu. Önce çanı indirtip askeri müzeye göndertti daha sonra da eşyaları toparlatıp polis müdürlüğüne teslim etti.
Not: Müze ziyareti ve mehter konserleri pandemi nedeniyle bir müddet kapalı.

İstanbul'un 92. müzesi

Binlerce yıllık geçmişi öğrenmek için sadece bir 40 dakikanızı ayırır mısınız? İnsanlığın medeniyet oluştururken neler yaptığını, ürettiğini ve sanatını bir çırpıda görebileceğiniz harika bir müze var artık İstanbul’da.  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü bünyesinde kurulan ve alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanan müzede, Paleolitik Çağ´dan Antik Çağ´a Anadolu´nun bilinen kültürleri tanıtılıyor. Etnografik eserlerin sergilendiği müze, uygarlık tarihinin gelişim sürecine ışık tutuyor. Eserler arasında, insanlık tarihinin en eski taş aletleri, çömlekler, takılar, figürinler, Luristan Bronzları olarak bilinen maden baltalar ve çini koleksiyonu da yer alıyor. Ücretsiz hizmet verecek müzede, başta üniversite öğrencileri olmak üzere her yaş grubundan kişiler, arkeoloji eğitimlerinin verileceği atölyelerden de yararlanabilecek. Müzenin oluşumuna bağışıyla katkı sunan iş insanı Rıdvan Çeliker.

Klasik Otomobil Müzesi


Her biri otomobil tarihinde kilometre taşı olmuş klasiklerle dolu olan Ural Klasik Otomobil Müzesi 2000 yılından beri Tarabya’daki adresinde hizmet veriyor. Müzenin en önemli özelliği otomobil müzesi için yapılmış olan tek müze diyebiliriz. Müzede sizi 1926 yılında ilk seri imalatı yapılmış olan “KÜLÜSTÜR” karşılıyor. Tasarımında başlıca bir yenilik yapılmadan 19 sene içinde 15.484.781 adet üretilen, halk arasında “Tin Lizzie” (külüstür) adı verilen Model T, bugün kullanmakta olduğumuz üç pedal sistemini milyonlarca sürücüyle tanıştıran otomobildir. Müzede 1926 örneğinden başka, yurdumuzda 10 civarı Model T bulunmaktadır.
Türkiye’nin sayılı klasik otomobil müzelerinden biri olan Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi’nde her biri bir hikâyeye sahip olan otomobillerin yanı sıra o dönemi yansıtan aksesuar ve otomobil parçaları da yer alıyor. 2 bin metrekarelik bir alana kurulu olan müze zamana karşı direnen, yaşayan otomobillerin sergilendiği, dönemin eğlenceli müzikleri eşliğinde gezilebilen bir kültür durağı.

Panorama 1453 Müzesi

Türkiye’nin İlk Panoramik Müzesi Panorama 1453, belki saatler boyu kalabileceğiniz bir müze. İstanbul’un fethini adeta yeniden yaşıyorsunuz. Topkapı Fetih Parkı’nda, otopark, sosyal tesis, dükkânlar, süs havuzu, gölet, çocuklar için oyun alanları yer alıyor. Müzeye ilk girişte, resim ve tablolar eşliğinde önce sizi adeta Fethe hazırlıyorlar. Fethin ruhunu hissede hissede surlara doğru sizde tırmanıyorsunuz. Sağınızdan –solunuzdan tekbir sesleri gelirken bir taraftan da askerlerin uğultusunu işitiyorsunuz.  Atların kişneyişleri, mehter marşının uzaktan gelen sesleri ve bağırmalar…- Daha ileri daha ileri…- Burçlara dikkat… Burçlara dikkat… Ve kalbiniz küt küt atarak gözünüzden yaşlar gelerek sizde etraftan gelen tekbir seslerini tekrar ede ede surlara doğru tırmanıyorsunuz…

Dünyada şu anda yaklaşık 30 kadar bulunan panoramik müzeden bir tanesi İstanbul’da onu  geziyorsunuz. Bu müzenin bir farkı var diğer müzelerden o da hem yatay hem de dikey TAM PANORAMA olması. Diğer müzeler hangileri mi? En önemlileri, Waterloo Savaşı Panoraması, Osmanlı-Rus Savaşı’nı anlatan Kırım Savaşı Panoraması, Napolyon’un Moskova Savaşı Panoraması, Plevne Müdafaası Panoraması ve Mesdag Panoraması’dır. Bu panoramaların çoğu, 1800’lü yıllarda yağlı boya tekniğiyle ve olayın geçtiği yerde yapılmışlardır. Müzelerin bazıları yatay olarak bazıları da dikey olarak yarım panoramik özelliktedir.

PTT Müzesi

PTT müzesi içerisinde 800’den fazla eşyayı görebileceğiniz geçmişten günümüze kadar birçok değerli iletişim araçlarının yer aldığı renkli bir müze olarak sizleri ziyarete bekliyor.  Sirkeci’deki Büyük Postane’nin arkasında ve alt katında bulunan PTT Müzesi içerisinde yer alan değerli ve tarihi eşyalarla dikkat çekiyor.  Ulaştırma Bakanlığı İstanbul PTT Başmüdürlüğü yönetiminde ki müze Posta, Telgraf ve Telefon, Pul olmak üzere üç ayrı bölümden meydana geliyor.
Müzede ilk defa 23 Ekim 1840’ta başlayan, posta hizmetlerinde kullanılan araç ve gereçler sergilenmektedir. Ayrıca burada posta hizmetlerinin günümüze kadar geçirdiği devreler de gezilerek görülebiliyor. Posta çantaları, merkez çantaları, posta kutuları, posta hatlarını gösteren haritalar ile bugün de kullanılan otomatik damgalama makineleri bu bölümdedir. Merdivenlerde ve giriş bölümünde çocukluğumuzda ki “bak postacı geliyor selam veriyor” şarkısından hatırladığımız postacılar karşılıyor bizi. Çok eski kıyafetliler de var, bugün kapımıza gelen postacılar da. 19. yüzyılda haberleşmeyi sağlayan posta tatarları ile Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde yine aynı görevi yerine getiren postacılar, o zamanlardaki kıyafetleri ile öylece duruyorlar karşımızda.

Birinci katta çeşit çeşit posta kutuları sergileniyor. Sonra yuvarlak merdivenlerden, merdivenleri tutmuş postacılara selam vererek bir üst kata çıkıyoruz. Karşımıza çıkan ilk oda Manastırlı Hamdi Bey’in odası. Manastırlı Hamdi Bey’i tanımayanlar için kısa bir not düşelim. 16 Mart 1920 sabahı İstanbul işgal edilirken, bu acı olayı Mustafa Kemal’e bildiren kişi, Manastırlı Hamdi Bey’dir. Manastırlı Hamdi Bey’in odası olduğu gibi korunuyor. Manastırlı Hamdi Bey sanki hâlâ koltuğunda oturuyor gibi.

İktisat Müzesi

Sirkeci’de, Yenicami’nin hemen arkasındaki tarihi İş Bankası binasında artık “iktisat tarihimizi” gezerek görebileceksiniz… Türk ekonomisinin nereden nereye geldiğini görmek isteyenler için Türkiye İş Bankası Müzesi, vakti olanların mutlaka gezmesi gereken bir müze özelliğini taşıyor. Müzemizin binası İş Bankası’nın İstanbul’daki ilk şubesinin binası olup, 1892 yılında İstanbul Postanesi olarak hizmet vermek üzere inşa edilmiştir. İstanbul Postanesi 1909 yılında yapımı biten Sirkeci’deki Büyük Postane’ye taşınınca bu bina Paket Postanesi olarak hizmet vermiş ardından da 1907 yılında kurulan İtibar-ı Milli Bankası’na ev sahipliği yapmıştır. 1927 yılında İş Bankası ile İtibar-ı Milli Bankası’nın birleşmesi kararı alınınca çeşitli tadilatlarla üzerine bir kat eklenerek İş Bankası’nın İstanbul’daki ilk şubesi olarak hizmet vermeye başlamıştır.2004 yılına kadar banka şubesi olarak kullanılan bina, aynı yıl orijinaline dönüştürülerek üstteki katlar kaldırılmıştır. 2005 yılında binanın Türkiye İş Bankası Müzesi olarak açılması için çalışmalar başlamış, binanın banka şubesi olarak kullanılmaya başladığı dönemlerdeki orijinal yapısına ait sabit mobilyalar ve detaylar olduğu gibi muhafaza edilerek, müze işlevinin gerektirdiği iklimlendirme, güvenlik ve aydınlatma sistemleri eklenmiştir. Müzemiz birinci kat, giriş kat ve bodrum katlardan oluşmaktadır. Her bir katlarda ayrı ayrı salonlar bulunmaktadır…

Lengerhane!

İstanbul’da Haliç’de bulunan Osmanlı Döneminin “Lengerhanesi” şimdinin modern bir sanayi müzesi haline geldiğini biliyor musunuz? .İstanbul’un en eski özel müzelerinden biri olan Rahmi Koç Sanayi Müzesi bir hafta sonu görülmeye değer bir yer. Özellikle çocuklarınızla birlikte gidebilir, yaklaşık 2-3 saat boyunca rahat rahat gezebilirsiniz. Lengerhane, gemicilikte denize atılan zincir ve ucundaki çıpanın üretildiği yer anlamında kullanılır. 1707’de Sadrazam Çorlulu Ali Paşa’nın tersanenin merkezine bir cami ve Hasköy’de yeni bir çıpa dökümhanesi (Lengerhane) yaptırdığı biliniyor.
Osmanlıların ve İstanbul’daki en bilinen Lengerhanelerden biri olan Hasköy’deki bina 1996 yılından beri müzenin bölümlerinden birini oluşturmaktadır. 12. yüzyıldan kalma bir Bizans binasının temelleri üzerine 18. yüzyılda, III. Ahmed döneminde, kurulmuştur. III. Selim zamanında restore edilmiş ve Cumhuriyet’in kurulmasından sonra Cibali Tütün Fabrikası’nın olmuştur. Binanın çatısı 1990 yılında çıkan bir yangında ciddi hasar görmüştür. 22 Ağustos 1996 tarihinde “Rahmi M. Koç Müzesi ve Kültür Vakfı” tarafından satın alınana kadar terk edilmiş durumda kalmıştır.

Günümüzde Rahmi M. Koç Müzesi sergi alanı olarak kullanılan tersaneler, 1861 yılında Şirket-i Hayriye (günümüzde İDO) tarafından vapurların bakım ve onarımı için yapılmıştır. Tersane müze için alındığı zaman 14 adet bina, marangozhane ve kızaklardan oluşmaktaydı. Bu bölümde sergilenen eserler denizcilik koleksiyonu, bilgisayar tarihine ait objeler, motosiklet ve bisikletler, at arabaları, kağnılar, klasik otomobiller, raylı ulaşıma ait eserler, tarımla ilgili objeler, zeytinyağı fabrikası ve su altı koleksiyonudur. Ayrıca Rahmi Koç galerisi de bu bölümde yer almaktadır.

Demiryolu Müzesi

İstanbul Demiryolu Müzesi, Arkeoloji Müzelerinin denetiminde, dolayısıyla Kültür Bakanlığı’na bağlı özel bir müzedir. Demiryolları ile ilgili tarihçeyi, tıkış tıkış da olsa sade ve keyifli bir biçimde gözlerimizin önüne sermektedir. Toplamda 150 metrekare olan bir salon büyüklüğünde tek bir odada bulunmaktadır. Ancak sergilenen her bir obje istisnasız tarihi eser niteliğindedir. Önceleri büyük holde daimi sergi olarak başlayan müze çalışmaları, salonun ücretli etkinliklere kiralanması nedeniyle şimdiki salona taşınmıştır. Müzenin içinde bulunduğu salon ise eski Turizm bürosudur.

Müze, 23 Eylül 2005 tarihinde açılmış olmakla birlikte içinde yüzlerce fotoğraf bulunan albümleri bir obje olarak saydığımızda başlangıçta 287 olan obje sayısı bugün 487 objeye ulaşmıştır. Özellikle Ruhan hanım sayesinde, söz konusu bu eserler Türkiye’nin çeşitli yerlerinden; mesela özelleştirmelerden dolayı kapatılan Demiryolları okullarından ve Demiryolları hastanelerinden, Haydarpaşa Garı’ndan getirtilmiştir. Cumhuriyet dönemi demiryolları açılış albüm ve madalyaları, 1916 yılında yapılan Bağdat Demiryolu ile ilgili görseller de cabasıdır. Müzenin deposunda ise sayısı bilinmeyen birçok tarihi eser ve obje ziyaretçisiyle buluşmak için beklemektedir. Müzede ayrıca yerli ve yabancı turistlerle TCDD emeklilerinin bağışladıkları demiryolları eşyaları da envanter altına alınmıştır.

Fotoğraf Makineleri Müzesi


Hilmi Nakipoğlu Fotoğraf Makineleri Müzesi, müzeye ismini veren ve 1948 yılında doğan Hilmi Nakipoğlu, fotoğraf kariyerine 6×6 ve 6×9 filmler ile siyah beyaz fotoğrafları basarak başlamış, fotoğraf sever işadamıdır.  1960’lı yıllarda Özel İstanbul Koleji’nde okurken kurmuş olduğu fotoğraf kulübü ile birlikte okulun tüm aktivitelerini fotoğraflamaya başlamış işe.  Ayrıca müzik, resim, şiir ve tiyatro ile de ilgilenmiş Nakipoğlu.  1970’li yıllardan itibaren hem fotoğraf makinesi hem de fotoğraf toplayarak kolleksiyonerliğe başlamış Hilmi Nakipoğlu.  1997 yılında zihinsel engelli çocuklar için bir okul kuran Nakipoğlu bu okulun bünyesinde fotoğraf makineleri müzesi ( camera museum ) açtı.  Müzede yaklaşık 1000’e yakın fotoğraf makinesi ve video kamera bulunmaktadır. Fotoğraf makinesinin ilk çıkış yıllarından günümüze kadar gelen kronojik bir sırada düzenlenmiştir. Bize göre müzede bulunan her bir makine ayrı bir özelliğe, anıya, tarihe sahiptir. Gelen ziyaretçiler tarafından müzenin kişiye göre çeşitli objeleri dikkat çekici olabilir. Ziyaret Gün ve Saatleri: Hafta içi her gün 09.00-17.00 saatlerinde ücretsiz olarak ziyarete açıktır.

*******************************

harbiye_049729cedb66510709c32c6d289b7b8f.jpg

Harbiye Askeri Müzesi, herkesin görmesi gereken bir müze. Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarından kalma askeri eşyalar burada sergileniyor.

askeri_2bfe9f88802baf93ffd82ec6a4564bf1.jpg

Harbiye Askeri Müzesi, Taksim'den Mecidiyeköy'e giderken, sağda Harbiye Orduevi'nden sonraki alanda bulunuyor.

arkeoloji_974266242cf15ce12c0076f13faf8aec.jpg

İstanbul Üniversitesi bünyesinde açılan Arkeoloji müzesinde eski çağlara ait son derece değerli eşyalar bulunuyor.

demiryolu_c629137ebcd209fe1e595257a5d6325a.jpg

Sirkeci'deki Demiryolu Müzesi gezilip görülmeye değer bir müze.

PTT_d7c05c4cbbaf67a0dca934d2616b5b18.jpg

PTT Müzeasi'nde, eski yıllarda iletişimde kullanılan aletler sergileniyor.

URAL_b040c7c4f7900beb72a5a775df983a34.jpg

Ural Klasik Otomobiller Müzesi'ni gezince, eski ulaşım araçlarının ne kadar güzel olduğunu fark ediyorsunuz.

orhan_5cd52f86031462d5e847e090af191366.jpg

Orhan Kemal müzesinde, ünla yazarın eşyaları ve hayatından kesitleri anlatan resimler sergileniyor.

iktisat_fd23b06f530ea632997ecafbf3c293f6.jpg

İş Bankası İktisat Müzesi, Türkiye'nin iktisat geçmişini geleceğe taşıyan bir müze.

rahmikoc_9db195a619428c5b4256a2cd25be12bc.jpg

Haliç'teki Rahmi Koç Müzesi, özellikle çocukların çok hoşuna giden bir müze.

panorama_143e06a77606c97c348ee989f0f56ce1.jpg

Topkapı'daki Panorama 1453 Müzesi'ni gezerken adeta İstanbul'un fethedildiği günün içinde hissediyorsunuz kendinizi.

foto_8b1d3d068c660977bf2e22ad4d5d457f.jpg

Sirkeci'deki Fotoğraf Makineleri müzesinde, geçmişte fotoğraf çekiminde kullanılan malzemeleri görünce şaşkınlıktan ne diyeceğinizi bilemiyorsunuz.

askeri2_7f1003f8d6d2e5de428dfc9d977558dd.jpg

Harbiye'deki Askeri Müzeyi gezen çocuklar, sık sık fotoğraf çektirmekte ısrar ediyor.

 

Yorumlar

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement