​İstanbul'a Sultan Abdülhamid imzası

​İstanbul'a Sultan Abdülhamid imzası

Osmanlı İmparatorluğu'nu 34 yıl yönetem Padişah 2. Abdülhamid Han, bu süre zarfında memlekete yüzlerce eser kazandırdı. Halen, onun döneminde yapılan eserler hizmet vermeye devam etmektedir.

20 Nisan 2021 10:34:12

Osmanlı İmparatorluğu'nu 34 yıl yönetem Padişah 2. Abdülhamid Han, bu süre zarfında memlekete yüzlerce eser kazandırdı. Halen, onun döneminde yapılan eserler hizmet vermeye devam etmektedir.

FAHRİ SARRAFOĞLU - İSTANBUL SEYYAHI

İSTANBUL’un fethinden sonra tahta çıkan tüm padişahlar İstanbul için kalıcı eserlere imza atmışlardır. Sultan 2. Abdülhamid Han, Türkiye dâhil toplam 20 ülkeyi 34 yıl tek başına yöneten bir hükümdardı. Ondan geriye okul, cami, medrese, hastane, çeşme, sibyan mektebi gibi tam bin 552 eser kaldı. Sultan 2. Abdülhamid Han, 34. pâdişah. 34 yaşında pâdişah oldu. Mîlâdî değil ama hicrî takvimle 34 yıl saltanat sürdü.

Çocuklara hediye

Sultan 2. Abdülhamit’in kızı Hatice Sultan, 12 Şubat 1898’de sekiz aylıkken difteri hastalığına yakalanır ve ölür. Sultan, Hatice Sultan’ın hastalığını teşhis eden fakat tedavi fırsatı bulamayan Bahriye Kolağası Dr. İbrahim Bey’in önerisi üzerine, bir hastane yaptırma kararı alır ve 17 Şubat 1898’de çocuk hastanesinin yapılması emrini verir.

Muhteşem bir eser

Haziran 1899’da açılan hastanenin, bahçesine yapılan mescit ve saat kulesi ise 19 Ağustos 1907’de hizmete girmiştir. Yaklaşık 20 metre yüksekliğindeki kule, kare planlıdır. Cephelerinde kırmızı tuğla ve beyaz mermerin bir arada kullanıldığı kulenin, köşeleri ayrık derzli taş kaplama ile çerçevelenmiş, ortası da tuğla ile örülmüştür. Eksende, yüksek ve sivri kemerli ve mukarnas üzengili bir nişe oturan pencereler vardır. Kemer alanının içine saat yerleştirilmiş, pencere bölümü de bir çift gotik kemerli kayıtla bölünmüştür.

Kapler yanmasın

2. Abdülhamid’in kızı Ayşe Osmanoğlu hatıratında hastanenin yapılması konusunda babasının şöyle söylediğini nakleder: “Benim çocuğum kurtulamadı. Kim bilir fakir fukaranın çocukları nasıl bakılıyor. Hiç olmazsa bir hastane yaptıralım da benim gibi birçok babaların kalbi yanmasın."

Nihayet 2. Abdülhamid’in 16 Şubat 1898 tarihli irâdesi ile çocuk hastanesinin yapım hazırlıklarına başlanır. Padişah hastanenin son tıbbi gelişmelere uygun bir şekilde yapılmasını ister. Padişahın bu irâdesi üzerine Dr. Ibrahim Bey, Berlin’de dünyanın en iyi çocuk hastanelerinden biri olan “Kaiser und Kaiserin Friedrich Kinderkrankenhaus” adlı hastanenin planlarını padişaha takdim eder. Dr. Ibrahim Bey’in getirdiği planları beğenen 2. Abdülhamid, hastanenin yeri için Hazine-i Hassa’ya ait olan Balmumcu’daki arsayı bağışlar. Temel atma töreni 2 Haziran 1898 tarihinde yapılarak inşaata başlanı

Yıldız Camii'nde onun emeği var

Sultan 2. Abdülhamid’den dolayı Hamidiye Camii olarak adlandırılsa da daha çok Yıldız Camii diye bilinir. II. Abdülhamid 1876’da tahta çıktığında kısa bir süre Dolmabahçe Sarayı’nda kalır ve ardından Yıldız Sarayı’na yerleşir. Ağabeyi 5. Murad’ın tekrar tahta geçirileceği endişesiyle, saraydan uzaklaşmamak için cuma selâmlığında kullanılmak üzere Yıldız Sarayı’nın Koltuk Kapısı’nın girişi önündeki yüksek set üzerine yeni bir cami yapılmasını ister. 1881-1885 yıllarında inşa edilen, caminin mimarı Nikolaidis Jelpuylo adlı bir Rum’dur.

Özel marangozhanesi

Padişah 2. Abdülhamid’in ahşap işçiliğine ilgi duyduğu, Yıldız Sarayı’ndaki marangozhanesinde boş zamanlarında çalıştığı ve çeşitli eşyalar ürettiği bilinmektedir. Yıldız Camii’nin hünkâr mahfilinin sedir ağacından yapılan kafesleri onun el işçiliğidir. Yıldız Camii inşaat keşif kayıtlarına göre 16.890 lira harcanarak yapılmıştır. Caminin yapımında elektrik ve havagazı tesisatı yapıldığı halde havagazı tesisatı sonradan kapatılmıştır.

Kendi parasıyla kurdu

1877 Osmanlı-Rus  savaşın ardından, göçler başlamış İstanbul’a dört yüz bine yakın göçmen gelmiştir. Sokaklarda evsiz, barksız, hasta, kimsesiz çocuk ve dilenciler artmıştır. Padişahı II. Abdülhamid Han, bu durumu bir nebze olsun hafifletmek için bir Darülaceze kurulmasını ferman ile emir buyurmuştur.

Sultan Abdülhamid Han, Darülaceze’nin kuruluş masraflarını karşılamak üzere 7 bin altın lira kıymetindeki birçok özel eşyasını (havlu takımı, yatak takımı, çarşaflar, fincan takımları,  masalar, kalem takımı vb. hediye etmiş, 10.000 altın lira da nakit olarak bağışlamıştır.

Ayrıca yardım kampanyası düzenlenmiş, geniş bir katılım sağlanmış ve toplanan teberrularla 50.000 altın lira toplanmıştır. Böylelikle temin edilen inşaat parası ile 6 Ekim 1892 tarihinde 21 koyun kesilerek Darülaceze’nin temeli atılmış ve 19 Ağustos 1895 tarihinde inşaat tamamlanmıştır.

Sultan, Dolmabahçe'de neden oturmadı?

PADİŞAH 2. Abdülhamid’in Dolmabahçe Sarayı’ndan ayrıldıktan sonra yönetim merkezi olarak seçtiği ve otuz üç yılını geçirdiği Yıldız Sarayı’nın, imparatorluğun içinden geçtiği zorlu süreçte oldukça anlamlı bir yeri vardır. Abdülhamid Han, Dolmabahçe Sarayı’nda otarmak istememişti

Hem babası Sultan Abdülmecid ve amcası Sultan Abdülaziz’in yaşadıkları dramatik olaylardan ötürü hem de denizden ve karadan kuşatılması kolay olduğu için Dolmabahçe Sarayı'nı terk eden 2. Abdülhamid, tahta çıkmasının üzerinden geçen yedi aylık sürenin sonunda buraya taşınmıştır.

Yıldız Sarayı, 2. Abdülhamid döneminde devletin idari merkezi olmanın yanında, yıllar içinde eklenen pek çok yapı ve imalat tesisiyle birlikte aynı zamanda bir kültür ve zanaat merkezi hâline bürünmüştür. Sultan Abdülhamid, Yıldız Sarayı’ndan 1909 senesinde ayrılmak zorunda kalmıştır.

İstanbul’u Afrika'ya bağlayan cami

Ertuğrul Tekke Camii, Beşiktaş Barbaros Bulvarı’nın başlangıcında, Serencebey Yokuşunin başında 1887 tarihinde Sultan 2. Abdülhamit tarafından inşa ettirilmiştir. Şazeli Tarikatı Medeni kolu’nun kurucusu Trablusgarb’lı Şeyh Hamza Zafir adına inşa ettirilmiştir. Caminin adı, Osmanlı Hanedanı’nın Ceddi Ertuğrul Gazi’nin hatırasını canlandırma arzusu üzerine verilmiştir. Ertuğrul Tekkesi’nin bir özelliği burada bulunan Şazeli Tarikatı Şeyhi olan Zafir Efendi sayesinde İstanbul’u Afrika’ya manen bağlıyordu. Çünkü Şazeliliğin yaygın olduğu bütün Kuzey Afrika’da  Şeyh Zafir'in büyük nüfuzu vardı.

Hamidiye Su Yolu'nu Sultan yaptırdı

Sanayi Mahallesi, Diken Sokak kenarında yer alan Hamidiye Su Terazisinin hikâyesi de ilginçtir. Hamidiye Suyolu, Şehrin Galata-Beyoğlu bölgesine düzenli içme suyu getiren vakıf su hatlarının son halkası olarak, 1899-1902 yılları arasında inşa edilmiş bir su yoludur. Bu suyolunun önemli bir yapısı olan “Hamidiye Su Terazi” ne yazık ki günümüzde perişan durumda bulunuyor.

155 yıldır ayakta kalan Darüşşafaka

Fatih İlçesi Darüşşafaka Sokaktan geçerken bu büyük tarihi binayı görmeden gitmeyiniz.  155 yıllık ecdat yadigarı bu binada kimler yetişti kimler. Ne âlimler, ne sanatçılar, siyasetçiler. Burada kimler okuyabiliyordu derseniz eğer yoksul ve kimsesiz yetim, öksüz çocukların hem şefkat yuvası hem de ilim yuvasıydı burası.  Padişah Abdülhamit, Darüşşafaka’yı himayesi altına aldı. Devletten imtiyaz alan şirketlerin Darüşşafaka’ya nakdi yardım yapmaları usulünü başlattı ve mali sıkıntı sona erdi.

Saray'ın yemekleri fakirlere...

Sultan 2. Abdülhamid Han çok merhametli bir insandı. Yıldız Sarayı'nda pişen yemeklerin bir kısmı Ortaköy semtinde oturan ahaliye çok ucuz fiyatla sıtılırdı.  O dönemde Ortaköy'de oturan yoksul aileler, ne öğle yemeği ne de akşam yemeği pişirirlerdi. Saray yemeklerinin fiyatları o kadar ucuzdu ki, o zamanın 3. sınıf lokantalarının piyasa fiyatı, Yıldız Sarayı’ndan gelen yemeklerin 6-7 katıydı. Aslında 2. Abdülhamit Han, para dahi almak istemiyordu bu yemeklerden lâkin halkın onurunun kırılmaması düşüncesiyle cüz`î bir para alınıyordu. .

Büyük Postane tam 110 yıldır hizmet veriyor

İstanbul'un sembol binalarından biri olan Sirkeci'deki Büyük Postane, ihtişamı ve dikkati çeken mimari yapısıyla 110 yıldır tarihe tanıklık ediyor. İhtişamı ve mimari yapısı ile dikkati çeken binanın yapımına 1905'te başlandı. Binanın temeli kazılırken altın ve gümüş Osmanlı paraları atıldı. Binanın açılışı 23 Temmuz 1909'da yapıldı, ancak 2. Abdülhamid 27 Nisan 1909'da tahtan indirildiği için bu görkemli binanın resmi açılışını göremedi.

Yıldız Çini-Porselen Fabrikası

Türk çini sanatını canlandırmak, yeni bir yön ve hız vermek amacıyla Sultan 2. Abdülhamid (1876-1909) tarafından 1891 yılında Yıldız Sarayı bahçesinde Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyûnu adıyla kurulmuştur. Üretime başlayan Fabrika, 1894 depreminde zarar görmüş, aynı yıl İtalyan Mimar Raimondo d’Aronco’ya yeniden yaptırılmıştır. Yıldız Çini ve Porselen Fabrikası’nda üretilen eserlerin tümünde, fabrikanın orijinal amblemi olan ay-yıldız damgası bulunurdu.

SULTAN'IN İSTANBUL'A KAZANDIRDIĞI ESERLER

*Çapa mektepleri

* Hamidiye çeşmeleri

* Beykoz cam fabrikası

* Sultanahmet sanâyi mektebi,

* Küçükçekmece kibrit fabrikası

* Hereke dokuma fabrikası

* Beyoğlu Kadın Hastanesi

* Güzel Sanatlar Akademisi

* Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi

* Kâğıthane'de Poligon

* Üsküdar Lisesi, Rüştiye mektepleri

* Yeni PTT binâsı

* Osmanlı Bankası

* Hamidiye kâğıt fabrikası

* Kadıköy havagazı fabrikası

* Küçüksu Barajı

* Galata Tophane rıhtımı

* Dolmabahçe saat kulesi

* Mum fabrikası

* İstanbul-Selânik demiryolu

* Bakırköy Akıl Hastanesi

* Haydarpaşa istasyonu

 

Yorumlar

 
Advertisement
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement