İslâm karşıtı hayata asla saygı duyamayız!

İslâm karşıtı hayata asla saygı duyamayız!

İngiltere'nin Dadley kentinde İslâm karşıtı yürüyüşten bir görüntü. Müslümanlara ve Müslümanlığın yayılmasına karşı çıkan aşırı sağcı İngiliz Savunma Ligi adlı grubun bu yürüyüşünü, birmüslüman olarak nasıl tasvip edebilir, bunu nasıl fikir hürriyeti olarak görebiliriz...

10 Eylül 2021 02:30:00

İngiltere'nin Dadley kentinde İslâm karşıtı yürüyüşten bir görüntü. Müslümanlara ve Müslümanlığın yayılmasına karşı çıkan aşırı sağcı İngiliz Savunma Ligi adlı grubun bu yürüyüşünü, birmüslüman olarak nasıl tasvip edebilir, bunu nasıl fikir hürriyeti olarak görebiliriz...

ALİ RIZA DEMİRCAN HOCA


PEYGAMBERİMİZ Hz. Muhammed'i (S.A.V.) son ve evrensel kılınan Peygamber, Kur'ân’ı Kerim’i de Allah'ın kitabı olarak tanıyan Müslümanlar olarak bizler asla Allah'a ve ahiret hayatına imanı dışlayan modern yaşamayı benimseyemeyiz, ona saygı duyamayız. 

Allah yokmuş gibi, onun emir ve yasakları yokmuş gibi bir hayat tarzına asla saygı falan da duyamayız. 

Meselâ Irkçılık… Irkçılığa saygı duyamayız.

Meselâ Zina... Zinaya özgür kılınabilir bir işlem nazarıyla bakamayız.

Meselâ Eşcinsellik… Eşcinselliği onaylayamayız. Özgürlükler adı altında böyle bir yaklaşım sergileyemeyiz. 

Meselâ Faiz… Biz faize dayalı bir ekonomik yapıyı benimseyemeyiz. Benimsememe bizim inancımızın gereğidir. Asrın ekonomisi böyle, biz de kabul ederiz diyemeyiz. 

Meselâ Sarhoşluk Verici Maddeler… İçki, esrar, eroin gibi sarhoşluk verici maddeleri asla kabul edemeyiz, saygı duyamayız. Bazıları gibi çifte standart uygulayamayız. İnsanlar esrarı yasaklıyor, eroini yasaklıyor ama bütün alkollü içkileri onaylıyor ve bir üretim-kazanç yolu haline getiriyor. Biz böyle yapamayız. İçki, kumar, fuhuş endüstrisi bizim onaylayabileceğimiz olgular değil. 

Meselâ Emek Sömürüsü… Emperyalist amaçlı bir savaş… Bunları da kabul edemeyiz. Dünyamız; geçtiğimiz asırda iki büyük dünya savaşı yaşadı ve savaşlar Ortadoğu merkezli olarak devam ediyor. Üstelik bu savaşlar emperyalist amaçlarla yapılıyor. Biz buna onay veremeyiz. 

Meselâ Ceza Hukuku… Ölüm cezasını dışlayan ceza hukuku bizim için ilkeldir. Bir taraftan insana ve kadına şiddeti reddedeceksiniz ama diğer taraftan yapılan zulme benzeriyle ceza verilmesine karşı çıkacaksınız. Müslüman buna onay veremez. 

Meselâ İşkence… İnsana yönelik şiddet ve İslami hayatı engelleyen, hayatın dini ölçülere göre yaşanmasına mani olan yasalar varlığını sürdürmektedir. Bunlar aslında inancı mahkûm eden yasalardır ve varlıklarını da sürdürmektedir. Biz fert olarak, aile olarak, toplum olarak İslam'a dönüşümüze mani olabilecek yasaları nasıl benimseyebiliriz, onlara nasıl sine açabiliriz?

Ancak tahammül ederiz

Biliyorsunuz, modern denilen hayat; cinsel özgürlüklere alabildiğine alan açmakta, üstelik insan hakları ve özgürlükleri cümlesinden olarak sunmaktadır. Biz böyle bir yaklaşımı asla tasvip edemeyiz. Bir diğer anlatımla, toplumumuzda dile getirildiği gibi; 'Ben şu şu görüşlere inanmıyorum ama saygı duyuyorum' diyemeyiz. Biz bir görüşe inanmazsak, inançlarımıza aykırı bulursak, ona asla saygı duyamayız. Saygı duyamayız da ne yaparız? Tahammül ederiz. 

Ana-babayı dışlayan miras sistemi olmaz! 

Ana babayı dışlayan miras sistemine biz nasıl evet diyebiliriz. Soralım: Çocukları için en büyük fedakârlığı yapan anneler ve babalar değil mi? Fakirlikleri halinde çocuklarının yardımına en fazla layık olanlar onlar değil mi? Bir insanın ölümünde çocukları ve eşi miras haklarına sahip ama fakir de olsa ana babanın miras hakkı yok. Bu ne büyük bir zulümdür? Ne büyük bir nankörlük halidir? 

Sevgili Okuyucum… Burada önemine binaen tekrar tekrar değineyim: Biz Müslümanız, biz Allah'ın kitabı Kur'an'a bağlıyız. Biz nasıl faize evet der, nasıl zinayı onaylar, nasıl işkenceyi tasvip eder, nasıl çıkarlar savaşına tasvip sunabiliriz. Irkçılığı nasıl benimseriz. Benimsedik de ne oldu? Son otuz yılda on binlerce insanımız can verdi. 

İslâm dışılığa onay İslâm’dan çıkarır

İslâm’ın yasakladığı konulara onay verirsek ne olur biliyor musunuz? Sadece günahkâr olmayız, İslam dairesinin dışına çıkmış oluruz. Neden? Çünkü Kur'ân-ı Kerim'de Rabbimizin buyrukları, yasakları olan bu yasaları onaylamakla Rabbimize bilgisizlik, acizlik isnat etmiş oluruz. Lisan-ı hâl ile  'Ya Rabbi sen bizi yarattın, ama sen bizim geleceğimizi bilmiyorsun' demiş oluruz. 'Sen bizim hakkımızda hayırlı olacak olanları yasaklamadın' demiş oluruz.  Allah korusun.

Eğer İslâm'ı ciddi bir şekilde öğrenemezsek, bilinçlenemezsek, inanın izlediğimiz bir dizi, dinlediğimiz bir açık oturum Müslümanken kâfirliğe, kâfirlikten İslam'a doğru gidip gelmemize sebebiyet verebilir. Farkında olmadan İslam'la bağlarımızı koparmış, hem dünya hayatımızı, hem de ahiret hayatımızı bedbaht etmiş oluruz.

Yorumlar

 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement