Dolar (USD)
18.5921
Euro (EUR)
18.4252
Gram Altın
1018.487
BIST 100
3494.42
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

Darbenin amacı yolsuzlukların üzerini örtmek

Darbenin amacı yolsuzlukların üzerini örtmek

Başbakan Erdoğan, Mısır'daki gelişmelerle ilgili 'Bunlar yolsuzlukların veya yolsuzluklarının üzerine örtmek için bu tür bir yaklaşım içine giriyorlar' dedi.

27 Temmuz 2013 00:00:00

Başbakan Erdoğan, Mısır'daki gelişmelerle ilgili 'Bunlar yolsuzlukların veya yolsuzluklarının üzerine örtmek için bu tür bir yaklaşım içine giriyorlar' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ataşehir'deki Mimar Sinan Camisi'nde cuma namazı kıldı. Erdoğan, camiden ayrılırken gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Mısır'daki son duruma ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Erdoğan, bu askeri darbe ile ilgili kanaatinin bilindiğini belirterek, burada farklı bir açıklama yapmasının söz konusu olmadığını söyledi.
Mısır'da bir askeri darbe yaşandığını ve bunu ne yazık ki, dünyanın ve batı ülkelerinin yeni yeni anlamaya başladığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Mısır'daki yapı ile ilgili o beklenen şu anda yaklaşım ortaya çıkmaya başladı. Nedir bu? Düşünün. Bu darbeyi yapan kişi, şu anda taraftarlarını sokağa o da dökmek istiyor. Zaten onlardan hareketle gerekçesi oydu, böyle bir adım attı. Şimdi yapacağı nedir? Yapacağı şudur. Burada Tahrir, Rabiatül Adeviyye, İskenderiye, Mansuriye tüm buralarda böyle bir şey arzu etmeyiz, Allah göstermesin, oradaki vatandaşlar birbirine girdiği anda bunlar bunu gerekçe kabul etmek suretiyle burada nasıl ki, namaz kılarken 53 Mısırlı vatandaşını bunlar öldürdüyse, şehit ettiyse, farklı yerlerde yine buna benzer ölüm vakaları olduysa ki, 300'ü aşkın böyle vaka var. İstediği anda Sayın Mursi ile ilgili açıklama yapyor. Ne diyor? İşte vatandaşları tahrik, öbür taraftan yok Hamas terör örgütüyle yok şununla bununla falan filan kurduğu ilişkiler nedeniyle 15 günlük hapse mahkum olmuştur diyor. Dünyanın neresinde böyle bir anlayış var, böyle bir yaklaşım var. Hükümetler istedikleri ülke ile istedikleri zaman istedikleri şekilde irtibat kurararlar, bunları gerçekleştirirler. Buna mani hiç bir hal söz konusu olamaz. Bunların aldığı bir tasarruf vardır. Kaldı ki, bu insan bir cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanları bu görüşmeleri etrafındaki ilgili arkadaşlarıyla yapar ve ilgili adımları atar.
Bunlar yolsuzlukların veya yolsuzluklarının üzerine örtmek için bu tür bir yaklaşım içine giriyorlar. Mısır'ın geçmiş dönemdeki en büyük talihsizliği yolsuzluklardır. Bu yolsuzlukların dışında çok ciddi Mısır'ın gayrımenkullerinin parselasyonu söz konusuydu. Bütün 'bu parselasyonlar el verecek, meydana çıkacak' diye aslında endişeler var. Ama asıl bunlara yol vermeyen sandıktır. Sandıktan niye çekiniyorlar, neden korkuyorlar? Sandıktan çıkamayacaklarını görüyorlar. Sandıktan çıkamayacaklarını görenler her zaman darbe yollarını seçerler. İşte buna halklar artık müsaade etmiyor, etmeyecek."
MİT gerekli görüşmeleri yapıyor
PYD Başkanı'nın Salih Müslim'in Türkiye ziyaretine ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, "Bu konuyla ilgili olarak son gelişmeler ve bu konuda alınan bir karar gereği MİT, kendileriyle gerekli olan görüşmeleri yapıyorlar ve görüşmeleri yapacaklar ve attıkları bu adımların yanlış, tehlikeli adımlar olduğu noktasında da kendilerine gerekli uyarılar bu noktada yapılacak. Çerçevesi budur" dedi.
Seçim barajı gündemimizde yok
Erdoğan, "Demokratikleşme Paketi"ne yönelik soru soran gazeteciye "Muhalefetin eleştirileri nedir?" sorusunu yöneltti. Seçim barajı konusunun hatırlatılması üzerine de Erdoğan, şunları söyledi:
"Benim barajla ilgili kanaatim, düşüncem, partimizin kanaati, düşüncesi, bu konuda bellidir. Bu konuda bizim şu anda barajla ilgili herhangi bir oynama, tasarruf gündemimizde yok. Çünkü biliyorsunuz baraj bir defa bizim dönemimizin çıkardığı bir yasa değildir. İki, barajla ilgili bizim düşüncemiz şudur, buna Batı özellikle dahildir; barajların olduğu sistemde güven ve istikrar diye birşey bulamazsınız. Eğer bizim şu son 10,5 yıl Türkiye bir güveni, istikrarı yakalamışsa, gerek demokraside gerek ekonomide bir güven ve istikrar varsa, bunun en önemli sebebi, koalisyonların olmadığı bir hükümet yapısıdır.
Ama demokratikleşme paketiyle ilgili daha ortada açıkladığmız herhangi birşey yok. Şu anda çalışma safhasındadır. Bu çalışma safhasında arkadaşlarımla önce bir toplantıyı bizzat kendim yönettim, onu yaptım. Ondan sonra da bir ekip çalışması halinde şu anda çalışma devam ediyor. Çalışma bitirildikten sonra arkadaşlarımız tekrar bu paketi önümüze getirecekler. Ondan sonra kamuoyuna biz demokratikleşme paketimizi açıklayacağız. Şu anda gazetelerde çıkan haberlerin hepsi, bana göre hayalidir, sızma veya sızdırma haberlerdir ama gerçek şey inşallah bitirdikten sonra belki bizzat kendim açıklayacağım. Açıkladığım zaman da zaten AK Parti olarak bizim demokratikleşme paketimizin ne olduğu ortaya çıkacaktır. Bunun yalnız ben bir ipucunu vereyim. O ipucu da şudur: Son yaptığımız, büyük kongremizde aslında bunun çok önemli ipuçlarını orada verdik demokrasiyle ilgili adeta bir manifesto açıkladık. O manifesto çevresinde yine yürüyecektir ve son çalışmalarla adeta biz bunu güncelleyeceğiz. Güncellemek suretiyle de açıklamalarımızı yapacağız."
The Times gazetesine verilen ilan
Başbakan Erdoğan, The Times gazetesine verilen ilanla ilgili ise "Bunlar düşüncelerini, fikirlerini kiraya vermiş tipler. Bunlar gerçekten demokrasiye inanmış tipler olsa, bu ülkede yüzde 50 oyla iktidar olmuş bir partinin liderine diktatör deme ahlaktan yoksunluğunu gösteremezlerdi. Bu danışmanımın da ifade ettiği şekliyle dört dörtlük bir densizliktir" dedi.
UEFA'nın Beşiktaş ve Fenerbahçe kararı
Bir gazetecinin, UEFA'nın Beşiktaş ve Fenerbahçe ile ilgili kararı ve sürece ilişkin değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, "Ama onu bana sormayacaksın. Onu CAS'a sorarsanız daha iyi olur" dedi.
Erdoğan, Türkiye'deki kulüplere eşit mesafede olduğunu belirterek, "Ama Fenerbahçe'ye tabii ki çocukluğumdan beri özel muhabbetim var. Bu muhabbetim ayrı bir yerde ama konuyla ilgili karar ki, ben UEFA'nın buradaki toplantısında yaptığım konuşmada açıklamıştım, 'tüzel kişilikleri cezalandırmak değil, bireyleri eğer suçluysa cezalandırmak doğru olandır' demiştim. Bunu siyasi partiler, dernekler için de aynı şekilde kullanıyorum" diye konuştu.
Advertisement Advertisement