​Biz bilime değil sömürüye karşıyız

​Biz bilime değil sömürüye karşıyız

Evet ben sağlığımı korumak için aşı olmadım, ülkemiz bilim adamları yerli imkânlarla milli aşımızı üretecekleri zamana kadar da olmayacağım.

03 Eylül 2021 02:42:26

Evet ben sağlığımı korumak için aşı olmadım, ülkemiz bilim adamları yerli imkânlarla milli aşımızı üretecekleri zamana kadar da olmayacağım.

 ALİ RIZA DEMİRCAN HOCA

KUR’ANΠ vahyi, ortak aklı ve bilimsel verileri bilgi kaynağı olarak kabul edip uygulayan bir kişi olarak birinci derece sorunum aşı ile değil, aşı üzerinde yapılan sömürü iledir.

Covid-19, Allah’ın, varlığı, birliği ve egemenliğini yansıtıcı tabiat ve sosyal yasalarını tanımayan insanlığa, insanlığın zalimleri eliyle verdiği bir cezadır. Bu ceza bile uluslararası aşı şirketlerince  sömürülmektedir.

BAZI İLİM ŞARLATANLARI

Sömürünün sürdürülmesi için  Dünya ve ülkemiz medyasının önemli bir bölümünün ve bazı bilim şarlatanlarının fonlandığında da şüphem yoktur.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan... Şu pandemi döneminde adını en çok duyduğumuz bilim adamının Prof. Dr. Mehmet Ceyhan olduğunda şüphe yoktur. Mehmet Hocamız Haziran 2021’deki şu konuşmasını lütfen okuyalım:

“Sağlık Bakanlığı tarafında ‘tek doz aşıyı bir yapalım, gelen tüm aşıları tek dozda kullanalım, sonra gelenlerle 2. dozu tamamlarız’ diye bir karar alınmış. 

Bu durumda 3. dozdan bahsetmek açıkcası insanları biraz karamsarlığa sürüklüyor. Kaldı ki 3. doz gerçekten gerekli mi, bu kesin gösterilmiş bir şey değil. Biraz da firmaların ticari kaygısından, pazar bulma çabasından kaynaklanıyor.

Şöyle düşünelim; aşı üretimi, ka-pasiteyi artırarak devam ediyor. Ancak gelişmiş, yüksek gelirli ülkeler aşıları ya alıp stokladılar ya da anlaşmaları yaptılar, kendilerine yetecek aşıları hallettiler.

YATIRIM BOŞA MI GİDECEK?

Aşıya para ödeyecek ülkeler, işlerini hallettikten sonra bu üretilen aşılar, bu kadar yatırım boşa gitmeyecek. Bu ülkeler devam edecek bir süre. Şimdi firmalar üretecekleri aşıya artık yavaş yavaş pazar aramaya başladı. Türkiye’ye 60 milyon doz BioNTech-Pfizer aşısının gelecek olmasının nedeni de budur. Yani orada hemen her firma yetkilisinin, firma sahibinin söylediği lafı doğru kabul etmek kesinlikle büyük bir hata olur. Artık bundan sonra firmaların, devletlerin yapacağı açıklamalara değil, bu konuda yapılmış bilimsel, yeterli vaka sayısı üzerinde yapılmış çalışmalara bakmak lazım.

MALA PAZAR ARIYORLAR

Çünkü bunlar o işten para kazanan firmalardır. Neticede kendi malına pazar arıyor. 3. doz gerekli diyecek ki insanlar 3. doza yatırım yapsın, bütçe ayarlasın ve kendisi mal satsın. Dolayısıyla ben şu anda 3. doz gerekli ya da değil diyemiyorum. Çünkü bununla ilgili hiçbir veri yok.“

Muhterem okuyucum! Yukarıda okuduğunuz bilim adamının açıklamaları, üzerinde yorum yapma gereği duyulamayacak derecede apaçık.

İKİ UZMANIN YORUMLARI

Ülkemizin en ünlü tabiplerinden Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun 28 Ağutos’ta Hürriyet’te yazdıklarına bakalım: “ANLAŞILAN o ki 3. doz mRNA aşısı ilk 2 dozda sağlanan bağışıklığı daha da güçlendiriyor. BioNTech mRNA aşısını üreten ilaç şirketi 3. doza ilişkin yeni bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı.

İYİ HABER 1: 3. doz aşı antikor üretimini 2. doza oranla 3 kattan daha fazla attırıyor.

İYİ HABER 2: 3. dozu yaptıran 60 yaş ve üstü kişilerde 3. doz vurulduktan 10 gün sonra enfeksiyona karşı korunma gücü 2. doza oranla 4 kat daha fazla oluyor.”

Yani Osman hoca -bilerek veya bilmeyerek, kasıtlı veya kasıtsız- üretici aşı firmasına dayanarak 3. Doz aşıyı yaptırmamızı gerekli görüyor. İfadeyi hafifletip öğütlüyor!

Şimdi  de Dr. Robert Malone’ye kulak verelim:“Koronavirüs aşısında kullanılan mRNA teknolojisinin mucidi Dr. Robert Malone, ‘Hükümet riskler konusunda şeffaf değil‘ dedi. İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre, gençlerin aşı yaptırmaya zorlanmaması gerektiğinin altını çizdi. Malone, 18-22 yaş aralığındaki kişilere atıfta bulunarak, ‘Bu kohorttaki faydaların risklerden daha ağır bastığını düşünmüyorum. Ama ne yazık ki risk fayda analizi yapılmıyor’ ifadelerini kullandı. Malone ayrıca şunları da söyledi:  ‘Riskler olduğunu biliyorum ama verilere erişimimiz yok. Dolayısıyla, özellikle deneysel aşılar olduğu için, insanların aşıları kabul edip etmemeye karar verme hakkına sahip olduğu görüşündeyim.’ “

Biraz olsun düşünüldüğünde, fonladıkları kişiler ve kurumlar aracılılığıyla aşı şirketlerinin beyinlerimizi nasıl kirlettikleri, çıkarları için sağlığımızı nasıl tehdit ettikleri anlaşılıyor.

Biz de  Sormak İstiyoruz: Sağlık Bakanlı- ğımız nasıl bir bilgilendirme politikası izlediğini  sorguluyor mu? Türkiye her yıl yaklaşık 450 000 kişi ölüyor. Her gün 1250 kişi de can veriyor. Sanki herkes Covid 19 dan ölüyor gibi korku ve tedirginlik saçılarak aşı baskısı yapılıyor. Üstelik güvence vermeyip risk sorumluluğunu da vatandaşa yükleyerek. Sağlık Bakanlığımız laf üretmeyi ve hukuki güvence vermeyen aşı şirketlerinden ithalatçılığı bırakıp da ne zaman milli aşımızın üretimi ve kullanımına yoğunlaşacak ?

AŞI KARŞITI DOKTORLAR

Türk Tabipler Birliği, geçtiğimiz günlerde; aşı karşıtı açıklamalar yapan 20’den fazla doktorla ilgili disiplin süreci başlattı.

Evet Korona 19’un etkili aşısının bulunduğunun kanıtı ne?

Aşının, salgın dönemini oluşturan 20 ay içinde ve başlarında bulunması, üretimin bilimsel usulü çiğnenerek yüz milyonlarca üretilmesi, yan etkilerinin olup olmadığı takip edilmeksizin insanlığa pazarlanması, bilim adına karşı çıkanların yasal ve bilimsel! baskılarla susturulması ve takibata uğratılması mevcut aşıların ilim, hukuk ve insan sağlığı adına sorgulanmasını gerektirmiyor mu?

Bu sorgulamayı yapan 20 doktorumuz kahramanlarımız değil de nedir?

Aşı üreten firmaların ürettikleri ilaç ve aşılar yüzünden sebep oldukları ölümler ve sakatlıklar sebebiyle Amerika ve Avrupa’da milyonlarca dolar tazminata mahkum edildikleri bilinmiyor mu?

Mevcut aşıları savunup satın alan

ilgililere soralım:

Aşılarını satın aldığınız ilaç şirketlerinden sebep olabilecekleri zararlar için uluslar arası yargıya gitme hakkını aldınız mı, alabiliyor musunuz?

Madem ki milletimiz, hürriyetlerinin tahdid edileceği tehdidi altında, üstelik bilim karşıtlığı ile de suçlanarak ve ayıplanarak aşılanmaya yönlendiriliyor, vatandaşımızdan aşının uğratabileceği zararlar için hukuka baş vurulmayacağı konusunda niçin imza alınıyor? Milletimizi ahmak mı zannediyorsunuz? Hiç mi utanmanız yok?

Yoksa medya organları gibi TBB’ni         ve benzerlerini de mi fonluyorlar?

Sizler yani mevcut aşıları kayıtsız şartsız savunanlar, bunların koruyucu ve zararsız olduğunu nereden biliyorsunuz?

 

Yorumlar (1)

Ahmet Yörük
İşte "bir İLİM ADAMI na yakışır açıklama" diye ben buna derim. Bazıları gibi, hiçbir araştırma yapmadan, sırf "hükümet öyle istiyor" diye, verilen fetvalar, hem kul hakkına girer ve hem de o alimi farkında olmadan, şirke götürür.
2 ay 4 hafta önce Yanıtla
 
Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement Advertisement