Kızılay Web
Dolar (USD)
17.2758
Euro (EUR)
17.6337
Gram Altın
967.987
BIST 100
2412.35
02:17 İMSAK'A
KALAN SÜRE

Bakan Özer: Öğrenci sayısı bir ayda yüzde 70 arttı

Bakan Özer: Öğrenci sayısı bir ayda yüzde 70 arttı

Mesleki eğitim, yıllardır şikâyet edilen bir eğitim alanıydı. Beklenti oldukça yüksek olmasına rağmen, üretilen çözümler sorunluydu. Mahmut Özer'in Milli Eğitim Bakanı olmasıyla birlikte mesleki eğitimde yeni bir dönem başladı. Yapılan düzenlemeler sahada hemen karşılığını buldu ve kısa sürede öğrenci sayısı %70 arttı.

02 Şubat 2022 00:42:28

Mesleki eğitim, yıllardır şikâyet edilen bir eğitim alanıydı. Beklenti oldukça yüksek olmasına rağmen, üretilen çözümler sorunluydu. Mahmut Özer'in Milli Eğitim Bakanı olmasıyla birlikte mesleki eğitimde yeni bir dönem başladı. Yapılan düzenlemeler sahada hemen karşılığını buldu ve kısa sürede öğrenci sayısı %70 arttı.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in göreve gelmesiyle mesleki eğitimde yeni bir dönem başladı. Kronik problemler teker teker çözülüyor. Özellikle genç işsizliği azaltmak için 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunda önemli düzenlemeler yapıldı. Yapılan düzenlemeler sahada hemen karşılığını buldu. Kısa sürede öğrenci sayısı %70 arttı. Artık sektör temsilcileri mesleki eğitimden şikâyet etmiyor. Tam tersine bu imkânlardan yararlanmak ve Bakanlıkla işbirliği kapasitesini artırmak için çabalıyor. 28 Şubat sürecinin tarumar ettiği alanlardan birisi olan mesleki eğitimde bugünleri görebilmek, bizlerin de umudunu artırıyor. Biz de umut veren bu gelişmeleri Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ile konuştuk.

— Mesleki eğitim adım adım iyileşmeye ve kendinden söz ettirmeye başladı. Elbette bu süreç kendiliğinden olmadı. Sizinle çok sayıda röportaj yaptık. Adım adım sorunların çözüldüğüne biz de tanıklık ettik. Biraz başlangıçtan başlayabilir miyiz?

Mesleki eğitim, yıllardır şikâyet edilen bir eğitim alanıydı. Beklenti oldukça yüksek olmasına rağmen, üretilen çözümler sorunluydu. Mesleki eğitim, doğası gereği işgücü piyasasına doğrudan bağlı bir eğitim türü. Dinamikleri çözemezseniz ve gerekli ve doğru çözümleri üretemezseniz işgücü piyasasında beceri uyumsuzlukları ortaya çıkıyor. Bu nedenle işe işgücü piyasası temsilcilerini dinleyerek başladık. Gördük ki sektör temsilcileri eğitim süreçlerine çok daha fazla katılmak ve katkı vermek istiyorlar. Aslında bizim de istediğimiz buydu, süreçleri birlikte yönetmek. Dolayısıyla, eğitim verdiğimiz tüm meslek alanlarında sektör temsilcilerini eğitim süreçlerine doğrudan dâhil ettik. İşbirliğimiz tek boyutlu olmadı, çok boyutlu oldu. Müfredatı güncellemeden işletmede beceri eğitimlerini birlikte planlamaya ve istihdam önceliği vermeye kadar tüm alanlarda birlikte adım attık. İşveren ve sektör temsilcilerinin de yıllardan beri beklediği bu olunca, çok kısa sürede hızlı mesafe alarak sorunların teker teker çözüldüğünü birlikte gördük.

Başarılı Öğrencilerin Mesleki Eğitime Yönelimi Arttı

— İşgücü piyasası süreçlere dâhil oldukça öğrencilerin mesleki eğitime yönelimleri de arttı.

Elbette. İşgücü piyasası ile birlikte hareket edildiğinde talep edilen beceri ve yetkinliklere göre insan kaynağını çok daha rasyonel bir şekilde yetiştiriyorsunuz. Bu istihdam edilebilirliği de artırıyor. Sınavla öğrenci alan meslek liselerinde doluluk oranları arttığı gibi puanlar da her yıl yükseldi. Artık en üst başarı dilimlerinden öğrenci alan çok sayıda meslek lisemiz var. Bu atılan adımların karşılık bulduğunu gösteriyor.

— Mesleki eğitimde döner sermaye kapsamında üretime ağırlık verdiniz. Bundaki amacınızı biraz açar mısınız?

Mesleki eğitimde döner sermaye kapsamındaki üretimi artırmaya üç sebeple büyük önem verdik. Birincisi, meslek okullarında üretimi artırdığımızda öğrencilerimizin el becerileri artmakta, elde ettikleri beceriler kalıcı olmakta ve nihayetinde mezun olduklarında çok daha rahat iş bulabilmekteler. İkincisi, üretime katkı oranında öğrencilerimiz bu üretimden elde edilen gelirlerden pay alabiliyorlar. Meslek liseli öğrencilerimizin eğitimlerine devam ederken ücret alabilmeleri, hayatı ve emeği tanımaları açısından çok önemli. Son olarak, mesleki eğitimde üretim kapasitesinin toplamda artması, hem Bakanlığımızın, hem de toplumun ihtiyacı olan ürünlerin hızla karşılanabilmesi noktasında oldukça kritik öneme sahip.

Üretim Kapasitesinde 6 Kat Artış Sağlandı

— Bu amaca da ulaştınız. Döner sermaye kapsamında yapılan üretimden elde edilen gelirlerde inanılmaz bir artış oldu.

2018 yılında 200 milyon bandında olan gelir, 2021 yılında 1 milyar 162 milyon TL’ye yükseldi. Gelirlerde yaklaşık 6 katlık artış sağlandı. 2022 yılında hedefimiz 1,5 milyar TL. Bu üretimle Bakanlık olarak ihtiyaçlarımızı çok hızlı karşılayabildik. Örneğin, iki ay gibi kısa sürede kütüphanesi olmayan 16 bin 361 okula kütüphane yapabildik. Böylece tüm okullarımızda kütüphane oldu. Tüm kütüphanelerin mobilya ve tefrişatını meslek liselerimiz üretti. Mesleki eğitimde bu kapasite olmasaydı, kısa sürede bunu başarabilmemiz mümkün değildi. Artık meslek liselerimizin deney seti ihtiyaçlarını da bu üretimden karşılıyoruz. Diğer taraftan bu üretim arttıkça öğrencilerimizin aldıkları pay da artıyor. Örneğin, 2021 yılında döner sermaye gelirlerinden öğrencilere ödenen tutar 2020 yılına göre %66’lık artışla 51 milyon TL’ye yükseldi. Bunlar çok önemli gelişmeler. Ve her gelişme sadece kendi alanında bir sorunu çözmüyor, ayrıca başka olumlu açılımlar yapma imkânı da sağlıyor.

Kötü Gün Dostu Mesleki Eğitim

— Bunu biraz açabilir misiniz?

Covid-19 salgını ile mücadelenin ilk aylarına geri dönelim. Mesleki eğitimin artan üretim kapasitesini hemen devreye alabildik. İhtiyaç duyulan maskeden yüz koruyucu siperliğe, solunum cihazından maske makinesine kadar tüm ürünleri hızla üretebildik ve toplumun istifadesine sunabildik. Şu anda da 81 ilde tüm okullarımızın maske ve dezenfektan ihtiyacını kendimiz karşılayabiliyoruz. Bunları üretemeseydik süreci yönetebilmek çok daha zor olacaktı. Bu süreç hem toplumun mesleki eğitime saygısını artırdı hem de mesleki eğitimin öz güveni güçlendi. Bu olumlu süreç, mesleki eğitimde AR-GE süreçlerinin başlamasına yol açtı.

Mesleki Eğitimde AR-GE Dönemi

— Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan mesleki eğitimde 50 AR-GE merkezinin açılışını yapmıştı. Bu merkezlerde çalışmalar nasıl gidiyor?

AR-GE merkezlerinde fikri mülkiyet ve sınai haklar konusuna ağırlık verdik. Bir taraftan tüm meslek liselerimizin deney setlerini ve atölye ihtiyaçlarını bu merkezlerdeki üretimden karşılarken diğer taraftan patent, faydalı model, tasarım ve marka üretimi ve tesciline ağırlık verdik. Son 10 yılda her yıl yaklaşık 3 patent alınırken, bu sayı 2021 yılında 250’ye yükseldi. 2022 yılında tescili alınan ürünlerin ticarileşmesine ağırlık veriyoruz. Bunu da başarırsak kısa sürede bu alanda çok önemli atılım gerçekleştirmiş olacağız.

Genç İşsizliği Azaltmak İçin Mesleki Eğitim Merkezi Modeli

— Tüm bu iyileşmelere ilave olarak son zamanlarda ağırlığı mesleki eğitim merkezlerine kaydırdığınızı görüyoruz. Mesleki eğitim merkezlerini çekici kılan özellikler neler?

Mesleki eğitim merkezleri Almanya’da dual mesleki eğitimin bizdeki karşılığı. Ayrıca, bizdeki geleneksel çıraklık-kalfalık-ustalık eğitiminin yapıldığı yerler. Bu merkezlerde eğitim, doğrudan işletmelerde yapılıyor. Öğrenciler haftada bir gün okula giderken, diğer günlerin tamamında işletmelerde eğitimlerine devam ediyorlar. Her ay asgari ücretin en az yüzde 30’u kadar ücret alırken, ayrıca iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı da sigortalanıyorlar. Bir diğer özelliği mesleki eğitim merkezlerine kayıt yaptırabilmek için ortaokul mezunu olmak yeterli, yaş sınırlaması yok.

Öğrenci Sayısı bir Ayda %70 Arttı

— Yaş sınırlamasının olmaması ülkemizde genç işsizliğin azaltılmasında da çok önemli katkı yapabilir. Bu nedenle mi 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunda önemli düzenlemelere gittiniz?

Evet. Yeni düzenleme ile öğrencilere her ay ödenen asgari ücretin yüzde 30’unun tamamını artık devlet ödüyor. İşveren üzerinde yük kalmadı. Diğer taraftan, üçüncü yılın sonunda kalfa olanların son sınıfta aldıkları ücret, asgari ücretin yüzde 30’undan yüzde 50’sine çıkartıldı. Yeni düzenleme ile şu anda mesleki eğitim merkezinde eğitim alan bir öğrenci aylık 1275 TL civarında bir ücret alıyor. Son sınıftaki kalfalar da 2125 TL civarında ücret alıyor. Böylece hem işveren hem de öğrenci için cazip bir mesleki eğitim modeli oluşturuldu. Bu, düzenleme mesleki eğitimde tarihi olarak bir dönüm noktasıdır. Yapılan iyileştirme piyasaya hemen yansıdı. Düzenleme öncesi mesleki eğitim merkezlerinde eğitim alan öğrenci sayısı 159 bin civarında iken bir ay gibi kısa sürede bu sayı %70 artarak 270 bine yükseldi. 2022 yılı sonuna kadar bu imkândan bir milyon öğrencinin yararlanmasını hedefliyoruz.

TDV sağ
Advertisement Advertisement