Trans yağ nedir? hangi ürünlerde bulunur?

Trans yap, sağlık açısından zararlı olduğu için tavsiye edilmez. Ev hanımları trans yağ ile ilgili bilgi sahibi olmak istiyor. İnternette ve TV programlarında konu ile ilgili bilgi edinmeye çalışıp zararlarından korunmak istiyorlar.Peki Trans yağ nedir? hangi ürünlerde bulunur? Zararları nelerdir? Trans yağ nerelerde kullanılır? Trans yağ zararları ve insan vücudu üzerindeki etkileri nelerdir? Detaylar haberimizde.

Trans yap, sağlık açısından zararlı olduğu için tavsiye edilmez. Ev hanımları trans yağ ile ilgili bilgi sahibi olmak istiyor. İnternette ve TV programlarında konu ile ilgili bilgi edinmeye çalışıp zararlarından korunmak istiyorlar.Peki Trans yağ nedir? hangi ürünlerde bulunur? Zararları nelerdir? Trans yağ nerelerde kullanılır? Trans yağ zararları ve insan vücudu üzerindeki etkileri nelerdir? Detaylar haberimizde.

Trans yağ, doğal bir yağ türü değildir. İnsan sağlığı açısından zararlı olan trans yağ, bitkisel yağa "hidrojenasyon" olarak adlandırılan bir işlemle "hidrojen" eklenmesiyle elde edilen yağdır. Hidrojen eklenen yağlar kötü kolesterolü yükselterek kalp krizi, felç, damar tıkanıklığı gibi pek çok ciddi hastalığa neden olmaktadır. Özellikle günümüzde hazır yiyeceklerin artmasıyla beraber trans yağ tüketimi de oldukça artmıştır. Dışarıdan tükettiğiniz cips, hazır kurabiye, kek, çikolata ve hamur işlerini yiyerek, vücudunuza trans yağları almış olursunuz. Öncelikle trans yağlar ile ilgili tüm bilgileri paylaşmadan, trans yağ nedir? bilmemiz gerekiyor.

Trans yağ nedir?

Trans yağ, doymamış yağ asitlerinin genel ismidir. Doğal bir yağ türü olmayan trans yağ, bitkisel sıvı yağların hidrojenize adlı bir işlemden geçirilmesiyle oluşur. Bu nedemek oluyor? Trans yağlar, içlerine hidrojen karıştırılarak çok yüksek sıcaklarda ısıtılır ve yağın bu noktada katılaşması beklenir. Böylelikle kolay yoldan ve daha fazla kullanılabilen yağlar elde edilir. Bu yağlar marketlerde satılırken, raf ömürleri oldukça uzatılmış olur. Ancak trans yağların raf ömürlerinin uzatılması, sizin ömrünüzü kısaltabilir. Çünkü hidrojen ekli yağlar sağlığınız açısından oldukça zararlıdır. Trans yağ yapımında birçok kimyasal yöntem kullanılır. Bu yöntem oda sıcaklığında bulunan sıvı ve "doymamış" yağları, aynı oda sıcaklığı koşullarında katı yağ içeriğine dönüştürmek için kullanılır. Katı yağ içeriklerini elde etmek için ise bayatlamış ucuz yağlar "nikel osit" adı verilen metal taneleriyle karıştırılır. Bu metalle karışan yağ, kapalı ortamda çok yüksek sıcaklık ve basıncın içerisinde hidrojen gazına bırakılır. Bu işlemden sonra içerisine kıvam verici ve yumuşaklaştırıcı kimyasallar ile nişasta eklenir. Daha sonra renkleri ağartma işlemiyle açılır.

Trans yağ nerelerde kullanılır?

Trans yağ'ın kullanım alanları genellikle dışarıda yenilen, günümüzde ticari olarak hazırlanan pek çok gıdada trans yağ kullanılmaktadır. Bir gıdanın içerisinde trans yap içerip içermediğini anlamak için ambalaj üzerinde yer alan "içindekiler" bölümünü okumanız yeterli olacaktır. Bazı ambalajlarda "trans yağ" yerine "hidrojene nebati yağ" veya "hidrojene bitkisel yağ" yazmaktadır. Bazı et ve süt ürünlerinde doğal olarak trans yağ bulunur. Fakat bunlar aşağıda belirttiğimiz gıdalar kadar zararlı kabul edilmemektedir.

İşte trans yağ kullanılan besinler;

-İşlenmiş yiyecekeler -Kızartma yağları -Margarinler -Patates kızartmaları -Cipsler -Krakerler -Gofretler -Bisküviler -Çikolatalar -Şekerler -Fast food ürünleri -Fırınlanmış yiyecekler

Trans yağ zararları ve insan vücudu üzerindeki etkileri nelerdir?

-Trans yağlar vücudumuzdaki Omerga-3 yağlarının yapısını bozar ve üretimini engeller. -Kötü kolesterolü yükseltir. Kandaki LDL (kötü kolestrol) yükseldiği zaman kanla birlikte taşınamaz ve damar çeperlerinde birikmeye başlar. -HDL kolestrolü ise iyi kolesteroldür. Damarlarda biriken kötü kolesterolü toplayarak karaciğere taşır. Damarların tıkanması, beyin ve iğer organlara yeterince kan taşınamamasından felç ve kalp krizine neden olur. işte bu noktada trans yağlar sağlıklı bir insan için gereken kolesterol seviyelerini olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle damar tıkanıklığı riskini önemli noktada arttırır. -Trigliserid düzeyini artırarak damar sertliğine neden olur. Damar sertliği ise inme, diyabet, kalp krizi gibi hastalıkların riskini artırır. -Alzeimer hastalığına zemin hazırlar. -Karaciğer hastalıklarına neden olur. -Kadınlarda kısırlığa yol açabilir. -Şeker hastalığına neden olur. -Obeziteye ve göbek bölgesinde yağlanmaya sebep oluyor

Uzmanlar, hazır yiyeceklerden unlu mamullere, patates kızartmasından gofret ve çikolataya kadar çok geniş bir yelpazede kullanılan trans yağların, koroner kalp hastalığı ve inme riskini artırmasının yanında, tip 2 diyabet, insülin direnci, metabolik sendrom, obezite ve kanser gibi birçok hastalığa da davetiye çıkardığını belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, trans yağlar dünyada her yıl yaklaşık 550 bin kişinin kardiyovasküler kaynaklı nedenler dolayısıyla ölümüne neden olurken, sayısız hastalığın da görülme sıklığını artırıyor.

Uzmanlar, trans yağların halk sağlığı sorunu olarak da değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerken, bu yağların zararlı etkilerinden korunabilmek için mümkün olduğunca az alınması gerektiğine işaret ediyor.

Dünyada ilk olarak 2003’te Danimarka’nın yapay trans yağ kullanımına sınır getirdiğine dikkati çeken uzmanlar, Dünya Sağlık Örgütü’nün, 2023’e kadar trans yağların gıda zincirinden tamamen kaldırılması için çağrıda bulunmasını da önemli bir adım olarak görüyor.

Türkiye’de de kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorunundan korunmak için yapay trans yağların kullanımının azaltılması amacıyla çeşitli çalışmalar yürütülüyor.

Bu kapsamda Türk Kardiyoloji ve Sağlığa Evet dernekleri iş birliğinde, trans yağlar ve sağlığa olumsuz etkileri noktasında farkındalık oluşturmak amacıyla “Trans Yağ Projesi” başlatıldı. Projeyle trans yağ konusunda halkı bilinçlendirmek, karar vericilere kanıta dayalı öneriler sunmak ve mevzuat talep etmek hedefleniyor.

“BAZI SÜPERMARKET ÜRÜNLERİ YÜKSEK ORANDA TRANS YAĞ İÇERİYOR”

Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayça Boyacı, trans yağın bir çeşit doymamış yağ asidi olduğunu ve doğal yolla oluşan ya da endüstriyel olarak üretilen yağlar olarak iki gruba ayrıldığını söyledi.

Doç. Dr. Boyacı, doğal trans yağların et ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdalarda az miktarda bulunduğunu, yapay olanların ise bitkisel sıvı yağlara hidrojen eklenerek elde edildiğini, bu yolla da yağın raf ömrü ve tekrar ısıtılmaya karşı toleransı artırılarak ticari cazibe kazanacak şekilde katılaştırıldığını aktardı.

TRANS YAĞ HANGİ ÜRÜNLERDE VAR?

Boyacı, günlük yaşamda tüketilen pek çok ürünün yapay trans yağları içerdiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Hazır yiyecek tarzı ürünler, unlu mamuller, patates kızartması, mücverler, tavuk nugget ve bazı kebaplar gibi kızarmış yiyeceklerle, mikrodalga fırına verilmeye hazır patlamış mısır, bazı bisküvi, gofret ve unlu mamuller, yağ ve sıvı yağlar gibi bazı süpermarket ürünleri yüksek oranda trans yağ içermektedir. Zararlı olduğu bilinen bu ürünleri toplumda esas olarak genç yetişkinler, üniversite öğrencileri, çocuklar ve düşük gelire sahip aileler tüketmektedir. Yapay trans yağlar kanda kötü kolesterol dediğimiz LDL kolesterol ve trigliserid düzeylerini ve buna bağlı olarak da koroner kalp hastalığı ve inme riskini arttırır. Ayrıca tip 2 diyabet, insülin direnci, metabolik sendrom, kilo alımı ve obezite, meme, pankreas, kolon, prostat gibi bazı kanserler, cinsel işlev bozuklukları ve kısırlık, erken doğum, gebelik hipertansiyonu, bebekte görme ve sinir sitemi gelişiminde bozukluklar, alzaymır gibi bazı sinir sistemi hastalıkları ve çocuklarda saman nezlesi, atopik dermatit, alerjik astım, egzema gibi alerjik hastalıkların riskini de arttırmaktadır.”

“HİPERLİPİDEMİNİN ÖNLENMESİ KORONER KALP HASTALIĞI RİSKİNİ AZALTIYOR”

SBÜ Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Zafer Işılak da kan yağları üzerine yapılan kapsamlı araştırmalara göre, hiperlipideminin önlenmesinin koroner kalp hastalığı riskini azalttığını ifade etti.

Sağlıklı bir beslenme için diyet içeriğinde faydalı doymamış yağların bulunmasının, doymuş yağ olarak adlandırılan trans yağlardan uzak durulmasının tavsiye edildiğine dikkati çeken Işılak, şunları kaydetti:

“Endüstriyel trans yağlar yaygın kullanımıyla, kanda yağların taşınmasında rol alan LDL seviyelerini artırmaktadır. Bu yağlar LDL yapısını bozarak, küçük yoğun LDL oluşmasına yol açmakta, ayrıca iyi huylu kolesterol olan HDL seviyelerini azaltmaktadır. Trans yağlarla yapılan beslenme neticesinde vücutta sistemik enflamasyon dediğimiz kronik, düşük seviyeli yangı durumu ortaya çıkarmaktadır. Bu durum vücuttaki tüm damarların iç yüzeyini kaplayan, salgıladığı birtakım düzenleyici biyokimyasal maddelerle damarın fonksiyonel olarak düzgün çalışmasını sağlayan endotel adı verilen hücrelerin yapısının bozulmasına neden olmaktadır. Ayrıca, hem damar tıkanıklığına zemin hazırlamakta hem de bunun ilerlemesine yol açmaktadır.”

“TRANS YAĞLAR YERİNE TEKLİ DOYMAMIŞ VEYA ÇOKLU DOYMAMIŞ YAĞ”

Dünyada trans yağın kullanımının sınırlandırılması noktasında yaşanan gelişmelere de değinen Doç. Dr. Işılak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, yalnızca trans yağlar her yıl tüm dünyada 550 bine yakın insanın kardiyovasküler nedenli ölümüne sebep olmaktadır. Büyük çaplı iki bilimsel çalışmada total enerji ihtiyacının yüzde 2’den fazlasının trans yağlardan karşılanması durumunda koroner kalp hastalığı ve kalp krizine bağlı ölümler yüzde 23 oranında artmaktadır. Tüm bu bilimsel veriler nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü, tüm dünya ülkelerine 2023’e kadar trans yağ içeren toksik besin maddelerinin kullanımın etkili bir şekilde ortadan kaldırılması için çağrıda bulunmuştur. Endüstriyel trans yağlar enerji kaynağı olmalarının dışında faydalı bir besin öğesi olduğu yönünde bir kanıt saptanmamıştır. Beslenme içeriğindeki endüstriyel trans yağların alternatif yağ kaynaklarıyla değiştirilmesinin koroner kalp hastalığı riskini azaltmakta olduğu ve bu konuda en büyük ilerlemenin endüstriyel trans yağlar yerine tekli doymamış veya çoklu doymamış yağlar ile değiştirilmesi olduğu bulunmuştur.”