Osmanlı, Hüsnü Hat ile Kur'an-a  hizmet etti

İSMAİL ZELVİ

Mushaflarda Kur'an-ı Kerim ayetlerini, Camiler'de levhaları, mezar taşlarımızı, çeşmelerimizi süsleyen hat sanatı, günümüz toplumunda hızla yayılıyor. İslam ülkelerinin yanı sıra Japonya, İngiltere, ABD, Almanya, İspanya'dan hattatlar İstanbul'da öğrendikleri hat sanatını ülkelerinde icra ediyor. Yüzlerce hattatın yazdığı hüsnü hatları ünlü koleksiyonerler, dünyanın en ünlü müzayede merkezlerinden satın almak için birbirleriyle yarışıyorlar. Hat sanatının dününü, bugününü günümüzde sanatın önemli ustalarından Seyit Ahmet Bursalı ile konuştuk. Röportajı takdirlerinize sunuyorum.

Hat sanatıyla nasıl tanıştınız ve ilk eseriniz ne oldu?

İlk tanışıklığım çocukluk yıllarımda babamın vasıtasıyla oldu. 1970'li yıllarda babam şair, yazar ve Hattat Hamit Aytaç Hoca'dan icazet sanatını meşketmiş Mustafa Necati Bursalı'nın çalışmalarını görerek iştirak ederek başladım. 2002 yılında Hasan Çelebi Hoca'nın derslerine devam ettim. Rika, nesih ve sülüs dersleri meşk edip 2008 yılında Hasan Çelebi'den icazet aldım. Hatırladığım ilk eserim, büyük bir Elif harfi yazmıştım, yanına da bizim karalama dediğimiz hattatlar harf idmanları yaparlar öyle bir çalışma yapmıştım, ilk yaptığım eser bu oldu. Yüzün üzerinde hilyei şerif değişik format ve değişik şekillerde yazdım. Hem klasik, hem de modern dediğimiz harflerin anatomisini bozmadan klasikten çok fazla ayrılmadan farklı kompozisyonlarda hilye-i şerifler yazdım birçok ülkelerde sergilendi. Çalışmalarımı Üsküdar'daki atölyemde devam ediyorum.

Hat Nedir, Sizin için ne anlama geliyor?

Hat kelime anlamıyla çizgi demek, hat sanatına, güzel yazı manasına Hüsni Hat derler.  Kuran'ı Kerim Mekke'de doğdu, Mısır'da okundu, İstanbul'da yazıldı. Mısır'da güzel okundu. Kabe'de Mekke-Medine'de indi. Osmanlı da Kur'an-ı Kerime güzel yazarak hizmet etmişler. Güzel yazarak çoğaltarak hizmet etmişler. Türklerde hat sanatının çok ileriye gidişinin en büyük sebebi  bu. Bir Osmanlı sanatıdır. Hz. Ali döneminde Küfe şehrinde, Küfi dediğimiz yazı ilk meydana çıkıyor. Ondan sonra başlayarak Osmanlı'ya gelene kadar evrelerden geçerek güzel yazı olma hasleti Osmanlıda vücut bulmuş. O günden bugüne geliyor.

Hattatlar çalışmalarına meşketmek diyorlar, bunda bir sevgi var, Hat sanatı günümüze hangi yolla geliyor?

İcazet yoluyla geliyor. Osmanlı'da ilk başlangıç yolu Kanuni Sultan Süleyman Döneminde yaşamız bir hattat olan Amasyalı Şeyh Hamdullah bu işin piridir. Hattat. Aynı zamanda şeyh.  İlk sanat olması onun döneminde başlıyor. Bu icazet yoluyla, yani hoca talebe ilişkisi yani meşk yoluyla öğrenilen bir yazı. Son yıllarda üniversitelerde güzel sanatlar bölümlerine ders olarak girmeye başladı. Daha evveli hoca talebe ilişkisiyle devam eden, bunun tamamına erildiğinde bir icazetname, diploma gibi bir evrak hoca tarafından talebeye verilen. Yazdıkları yazıların altına imza atma izni verilmesi icazetname ile oluyor.

Hat yazısını öğrenmek isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

Bu yazıyı öğrenmek için, talebe olmaya, iyi derecede sabıra  ve çok çalışmaya ihtiyaç var. sevmeden ve bu özellikler bir araya gelmeden bu sanatı yapmak çok zor, çünkü bu sanat taklidi bir sanat. Bu sanatta görmekten çok el melekelerini kazandırmak lazım. El melekelerini kazandırmak için de, çok çalışmak lazım, bizim hocamız Hasan Çelebi'nin söylediği bir söz var. gün 24 saat siz en azından 30 saat çalışmanız lazım. Sabrın çok gerektiği yeteneğin ikinci derecede gerektiği, sabrı olmayan insanda istediği kadar yetenek olsa bunu başarması çok zor. Çünkü aynı harfleri tekrar tekrar yazmak insanlarda bıkkıntı getiriyor. Bıkkıntı gelince devam edemiyorlar, bu iş yarım kalıyor.

Kur'an-ı Kerim Mekke ve Medine'de indi, en güzel Mısır'da okunda, en güzel ise Osmanlı hattatları tarafından İstanbul'da yazıldı.

Bir eseri nasıl meydana getiriyorsunuz?

İlk olarak ne yazacağınıza karar veriyorsunuz. Nesih veya sülüs mü yazacağınızı planlıyorsunuz. Nesih daha çok Kur'an-ı Kerim ayetlerinin yazıldığı yazı türü, Sülüs ise levhaların yazıldığı yazı türüdür. Celi Sülüs ile bu yazıların daha büyük boyutlarda yazılmış şeklidir. Yazı yazmadan önce bir ayet, hadis, Osmanlıca bir şiir seçiyoruz. Kompozisyonunu hazırlıyoruz. Eskiz çalışması yapıyoruz. Eskiz çalışması eserinizin genel çerçevesini belirliyor. Daha sonra bunları kağıda döküyoruz.

Meşhur hattatlardan bahseder misiniz?

Hat sanatının zirvesi Osmanlıdır. Son 15 senedir Türkiye'de popüler sanat olmaya başladı. Bilhassa Osmanlı'nın son temsilcisi hattat Hamit Aytaç'tan hocamız icazetli bir hattat. Homazım 1966 yılında Hamit beyle çalışmaya başlıyor, Hamit bey 1982'de vefat ediyor. Vefat edene kadar hiç yanından ayrılmıyor, Osmanlı'dan Hamit beyden gelen silsileyi hocamız Hasan Çelebi ve bizler talebeleri devam ettiriyoruz.

Hattatları sınıflandırabilir miyiz?

Hattatların tamamı Kur'an-ı Kerim yazmamışlar. Kur'an-ı Kerim yazan hattatlar var, bir de levha dediğimiz cami içlerine kuşak yazısı dediğimiz yazıları yazanlar, cami dışlarındaki o dış taraflarda mermerler üzerine yazılan yazılar. Mezarılklarda mezar taşlarına, tarihi eserlere çeşmelere vs yazılan yazılar.  Gördüğümüz eski eser mezarlar üzerine taşların mermerler üzerine yazı yazan hattatlar var. Kur-an'ı Kerim yazanların en meşhuru Hafız Osman dediğimiz hattat. En çok bilinenler ise levha dediğimiz, camilere yazı yazan hattatlar var. bunların başında Mustafa Rakım Efendi, Hattat Sami Efendni, Naif Efendi, Mehmet Şevki Efendi, Hattat Hamit Aytaç, Hattam Mustafa Halim Özyazıcı, günümüzde de Hattan Hasan Çelebi, Davut Bektaş, Mehmet ve Osman Özçay kardeşler, günümüzde de bu hattatlar eserleriyle şöhret buldular.

Peygamber Efendimizin Şemalini anlatan Hz. Ali efendimizin sözleri Hilye-i Şerif olarak duvarlarımızı süslüyor. Hattatlarımız eserlerine sevgi ve ruh katarak Efendimizin şemalini eserlerine yansıtıyorlar.

Hilye-i Şerif hat sanatkarlarının en çok çalıştıkları eserler arasında. Sebebi nedir?

Hilyei şerif Osmanlı döneminde çokça yazılmış, Yazılmasının sebeplerinden biri de Hz. Ali efendimizin dilinden, yani onun sözleriyle Hz. Peygamberimizin şemailini anlatan sözdür. Efendimizin, boyu, yüzü, saçları, omuz genişliği nasıldı bunları anlatmış, Osmanlıda da Hafız Osman dediğimiz meşhur hattatımız bunu bir form haline getirerek hilyeyi şerif yazmış. Bu da Osmanlı döneminde her evde bulunması gereken, kazaya, belaya, yangına , afetlere karşı koruyacağı maksadıyla evlerde de asılmış bu son 15 senede eski günlerdeki popülaritesini  yeniden kazanmaya başladı. Birçok koleksiyoner hattatlara hilyei şerifler yazdırmaya başladılar. Bunları insanlar eskisi gibi evlerinde yeniden bulundurmaya başladılar. Hilye-i şeriflerin ön safa çıkmasının sebeplerinden biri de büyük koleksiyonerMehmet  Çebi bey bir hayli hattatlara çeşitli şekillerde hem modern tarzda hem de klasik tarzda hilyei şerifler yazdırdı. Tabii bunlar da çok fazla devlet ricali de ilgi gösterdi. Çok sergiler yapıldı. Yurt içi ve yurt dışında. Medyada fazla yer bulunca insanlar arasında ilgi gördü. O ilgi devam ediyor. Cemal Reşit Rey salonunda Hilye-i şerif sergisi yapılacak.

Bir hat çalışmasını değerli kılan nedir?

Hattın değerini, hat sanatına uygun yazılmış olması lazım. Her Arapça yazı sanat olmuyor. Onun sanat olması için kuralları ve kaideleriyle yazılması, icazetli bir hattatın yazması ve sanat eseri olması lazım. Her önüne gelen Arapça yazı yazıyorum demesi sanat olmuyor. Bu işin ehli olan insanların formuna uygun yapması lazım. En değerlisini seçmek için uzman olması lazım. Bilen bir kişi olması lazım. Kimlerin ve nasıl yazdığı önemli. Her hilyenin yanında yapanın ismi vardır Yazının karakteri çok önemli yazı hat sanatına uygun olacak. Kurallarına uygun olacak, kurallarına uygun olduğu şekilde klasik malzeme ile yapılacak.

Hattat, sinek bacağını, pire ciğerini resmedebilecek ince iş yapabilen, yazısıyla Kur'an-ı Kerim ayetlerini güzelleştiren, sabırlı, dikkatli ve işini çok seven insandır

Klasik malzemeler hakkında bilgi verir misiniz?

İs mürekkebi diyoruz sobalardan çıkan, dumandan borulardan alınan istir. Bu belirli merhalelerden geçirilirerek mürekkep haline getiriliyor. Öyle bir mürekkep ile yazılmış olması lazım. Özel bunların yazılması için kağıtlar yapılması gerekiyor. Bir beyaz kağıdı alıyorsunuz, bunu işlem yapıyorsunuz, çaylama dediğimiz bir sistem vardır. Rengini altın sarısı alıyoruz, öyle bir sudan geçiriyoruz. Bunun üzerine bir işlem yapıyorsunuz yazı yazılabilmesi için muhallebi ile bir katman haline getiriyorsunuz. En sonunda üzerine yazı yazılabilir hale gelmesi için yumurta akını kullanarak bunu şapla kestiriyorsunuz bir su çıkıyor şapla kestirdikten sonra kağıdın üzerine sürdüğünüzde bir tabaka meydana geliyor, matbalarda kullanılan selefon dediğiniz parlak malzeme gibi oluyor üzeri, 8-10 ay bir sene gibi bekledikten sonra kağıt yazacak kıvama geliyor. Bu işlemlerden sonra üzerine hat sanatını kullanarak belli kaidelere uyularak yazılıyor.

Bir hattatı diğer insanlardan ayıran özellikleri nedir?

En büyük özellikleri sabırlı olmaları, sabır olmadan bu iş yapılamaz, ince bir iş neticede çok dikkat gerektiren, normal insanların göremediği incelikleri görebilen insan hattat olabiliyor. Bizim hat sanatında öyle tabirler vardır ki, sineğin bacağı kadar, pirenin ciğeri kadar incelikler var. onu her insan göremiyor, onu hat sanatına vakıf olan insanlar görebiliyor. Onu görmek için hat sanatını bilmek lazım. İnsanın gözü ne kadar keskin, dikkati ne kadar yüksek olursa olsun sanatı bilmeyince onu fark edemezsiniz 

Son dönemde Hat sergilerine rağbet arttı. Sergilerden bahseder misiniz?

İlk defa vatikanda, Hristiyanlığın merkezinde hilyei şerif sergisi yapıldı. Hristiyanlardan Çok büyük ilgi gördü.  Bu bayağı bir ses getirdi. İngiltere'de, Almanya'da, Duai'de, Birleşik Arap Emirliklerinde, En son geçen sene Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Amerika New York'ta cami açılışında sergi yapıldı. Değişik hattat arkadaşların eserleri sergileniyor. Ayasofya'da kutlu doğum haftalarında yapıldı. Bu sene Ayasofya camiinde yapıldı. Bu hafta Cemal Reşit Rey'de sergi devam ediyor. İngiltere'de dünyanın en büyük müzayede evi Sotheby'da2012 yılında benim ve bir hattat arkadaşın eseri açık artırmaya girdi. Orda eserlerimiz satıldı. İstanbul'un değişik yerlerinde yapılan eserlerimiz satılıyor.

Günümüz hattatları hakkında bilgi verir misiniz?

Bugün Türkiye'de 100, dünya çapında 300 hattat var. Hat sanatına Arap ülkeleri büyük ilgi göstermeye başladı, Suriye, Irak, İran, Dubai, Kuveyt, Cezayir başta olmak üzere bütün arap ülkelerinde bunun yanısıra, Amerika'da, İngiltere'de, Almanya, İspanya, Japonya'ya varıncaya kadar hattatlar var. bunların hemen hemen tamamı, bila istisna bunu Türkiye'de gelip öğrendiler. Bu işin merkezi, menbaıİstanbuldur. Yani Japoya'da geldi İstanbul'a bu işi öğrendi, dönem dönem icazetini aldı. Yıllarca böyle devam edip icazetlerini aldılar. Amerika, İspanya, İngiltere'den gelenler oldu.

Derneğimiz veya çatı kuruluşu yok, çalışmaları var, ne zaman kurulur edilir tam bilmiyorum.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.