Muhalefet sadece gençliğe değil, kendine de güvenmiyor!

BAYRAM ZİLANANKARA

AK Parti, 16 Nisan'a sayılı günler kala mitinglerine ve kampanya çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. Tüm teşkilatı ile sahada olan AK Parti'nin Gençlik Kolları da bu çalışmalara tam destek veriyor. Peki, gençler anayasa değişiklik paketindeki maddeler hakkında ne düşünüyor? AK Parti Gençlik Kolları bu süreçte nasıl bir yol haritası izliyor? Muhalefetin gençler hakkında yürüttüğü algı operasyonlarının sahadaki karşılığı ne? Bütün bunları AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Melih Ecertaş ile konuştuk.

-Halk oylamasına 3 gün kaldı. Seçim atmosferi başladığı andan itibaren Gençlik Kolları olarak sahada nasıl bir çalışma yürüttünüz?

Bundan bir buçuk yıl önce İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı görevini yürütürken "Gençlik Yeni Anayasa İstiyor" adında bir kampanyamız vardı. O dönem Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız Mehmet Uçum ile yeni anayasa ihtiyacı üzerine sıkı bir çalışma yürüttük. Ardından Ekim ayında anayasa değişikliği tekrar Türkiye gündemine geldi. 18 maddelik anayasa değişiklik paketinin Meclis'ten geçmesinin hemen akabinde çalışmalarımızı başlattık. 25 Şubat'ta gerçekleştirdiğimiz kampanya tanıtım toplantısının ardından Gençlik Kolları olarak Genel Merkez'de toplantı yaptık. Kampanya stratejimizi üç temel alan üzerinden planladık.

13 milyon EVET gazetesi dağıtıldı

Vesayet sisteminin anayasası ile yönetilmek istemeyen gençler olarak, Türkiye'nin bütün il, ilçe ve mahallerine "evet gazetesi”ni dağıttık. Tamamını Gençlik Kolları'nın hazırladığı bu gazetemizi 13 milyon civarında vatandaşımıza ulaştırdık. Klasik bir seçim dokümanının dışında olan gazetemiz sadece gençlerin değil, yaşlıların da büyük ilgisini çekmesi, bizim açımızdan sevindirici bir unsur oldu.

Başbakan'dan gençlere mektup

AK Parti Gençlik Kolları olarak Sayın Başbakanımızın bizzat kaleme aldığı isme özel mektupları teşkilatlarımız eliyle gençlere ulaştırdık. Bu noktada YSK'nın bütün partiler ile paylaştığı seçmen verilerini esas aldık. Gönüllü teşkilat mensuplarımız Guiness Rekorlar Kitabı'na girecek düzeyde büyük bir operasyonla14.7milyon tane basılan bu mektupları genç seçmenlere elden teslim etti. Şu ana kadar 18-30 yaş arası 11 milyon genç seçmene bu mektuplar ulaştı.

Hayırcılarda kimlik eksik

Evlerde gençleri ziyaret eden teşkilat mensupları kapıyı çalarak, şöyle bir format izledi: "Biz AK Parti Gençlik Kolları'ndan geldik. Oğlunuz Muzaffer yada kızınız Hatice Hanım evde mi? Sayın Başbakanımızın oğlunuza ya da kızınıza özel bir mektubu var. Gençler olarak koalisyon dönemlerine geri dönmek istemiyoruz. Güçlü bir Türkiye görmek istiyoruz. Bu bağlamda oğlunuzun, kızınızın oyunu istiyoruz. ‘Evet' istiyoruz" dedi. Teşkilat mensuplarımız olumsuz bir cevap aldığında ise bilgilendirici şu ifadelerde bulundular: "TBMM'nin web sitesinden maddeleri lütfen okuyun. Sadece bizim dokümanımızdan okumanıza gerek yok. Bu noktada özellikle “hayır” cephesinin dokümanlarına çok fazla dikkate almayın. “Hayır”dokümanlarının hiç birisinde kimlik yok. Çünkü yalanın hukuki bir karşılığı var. Bizim tüm dokümanlarımızda imzamız var.”

Genç Kürsü'nün önemi

"Genç Kürsü",  "Üniversiteliler Soruyor" " etkinleri çerçevesinde Türkiye'de yaklaşık 10 bine yakın program yaptık. Bu programlar gençlerin ufkunun açılmasına büyük katkı sağladı. Çünkü bizim neslimiz çok fazla dinlemek istemiyor. Konuşmak, tartışmak ve soru sormak istiyor. Genç Kürsü programında milletvekillerimizi, bakanlarımızı, belediye başkanlarımızı,  MKYK üyelerini gençlerimizin sorularına cevap vermesi için misafir ettik. Gençlerimize de "Söz senin, kürsüde senin. Gel konuş. Bu sistemi milletvekiline, bakana, belediye başkanına sor" dedik. Burada 2 milyonun üzerinde gence ulaştığımızı düşünüyoruz. Özellikle ilk bir ay 18-25 seçilme yaşına ilişkin birçok soru alırken, son 15 gündür buna dair hiçbir soru gelmedi. Bu da programlarda konunun anlaşıldığını görmemizi sağladı.

Kılıçdaroğlu kaçtı!

Geçtiğimiz günlerde Kılıçdaroğlu, Gaziantep'teki AK Parti'ye ait ‘Evet' çadırını ziyaret etti. Teşkilat mensuplarımızdan biri “Ben gencim, ben de milletvekili olmak istiyorum. Buna neden ‘hayır' diyorsunuz anlamıyorum" dedi. Kılıçdaroğlu ise bu soruya cevap veremeden çadırdan çıkıp gitti. Resmen kaçtı yani. Medyaya ise "Vaktim yoktu, çıktım" açıklamalarında bulundu.

 Gençlere güvenmiyorlar!

-Muhalefet, seçim meydanlarında "18-25 yaş arasındaki gençlere güvenilmemesi gerekiyor" şeklinde bir imaj verdi. Sizce muhalefet neden seçilme yaşının düşmesine itiraz ediyor?

Muhalefet sadece gençliğe değil, kendine de güvenmiyor! "Bu sistem değişikliği olursa biteriz" diyor. Çünkü halkta kendine dair hiçbir gelecek göremiyor. O yüzden ‘her maddenin muhalifi olmam lazım' diye düşünerek ağzına ne gelirse söylüyor. Hâlbuki mantıklı davranarak "Ben 17 maddeye muhalefet ediyorum. Seçilme yaşının düşürülmesine karşı değilim" diyebilseydi zor duruma düşmezdi. Burada muhalefetin vizyon eksikliğine şahit oluyoruz. Muhalefetin kendine güven eksikliğini görüyoruz. Yoksa muhalefetin gençlerle işi yok. Muhalefetin bu noktada kendi derdi var. Ama AK Parti'de gençlere güven var. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız her seferinde bunu ısrarla dile getiriyor. "Türkiye'de 18-25 yaş arası gençlerden belki bir ‘Fatih' çıkacak. Nereden biliyorsun?" diyor. Bu bizler açısından çok önemli bir süreç haline geldi.

Eski Türkiye ile yeni Türkiye bir mi!

-Ülkemizde AK Parti öncesini bilmeyen bir kuşak var. Gençlerimiz bu nedenle "Eski Türkiye" ve "Yeni Türkiye" arasındaki farkı mukayese edemiyor. Gençlik Kolları olarak bu noktada bir çalışmanız var mı?

"Evet  Gazetemizde” parlamenter sistemin istikrara nasıl engel olduğunu, darbe dönemlerini, vesayet sistemini, Türkiye üzerinde oynanan operasyonları sayfa sayfa anlattık. Ayrıca 7 Haziran 2016 tarihinde bu ülkede bir seçim oldu. Seçim akşamı Google'da en çok aranan kelime “koalisyon”du. Gençlerimiz o süreçte terörün nasıl ayaklandığını, ekonomik krizin nasıl baş gösterebileceğini gördü. Ayrıca 15 Temmuz darbesinin de diğer darbelerden nasıl ayrıldığının farkına vardı. Çünkü 15 Temmuz'da güçlü liderin arkasında bütünleşen bir gençlik vardı. "Acaba 1980 darbesinde halk tarafından büyük destek alan bir lider var mıydı?" diye düşündüler. Bu mukayeseleri canlı olarak yaşadılar. Bu nedenle gençlere istikrarı anlatmakta sıkıntı çekmedik. Gençler de eski Türkiye ile yeni Türkiye'nin mukayesesini çok iyi yapıyorlar. 

Muhalefet artık kaybettiğini gördü 

-Gençlik Kolları olarak sahaya inmenizin ardından 18 yaş meselesine ilişkin kaygı giderildi mi?

Bu konu son 15-20 gündür sahada tartışılmıyor. Zaten muhalefet de bunu dile getirmekten vazgeçti. Çünkü kaybettirdiğini gördü. Konuya ilişkin aklımda kalan dramatik bir soru var. Bir üniversite programımızda bir genç "Ben 19 yaşında fizik öğrencisiyim. Benden nasıl milletvekili olur. Hazır değilim" dedi. Biz de kardeşimize "Şimdi 19 yaşındasın. Üniversiteyi bitireceksin. Çalışmaya başlayacaksın. 23-24 yaşında da mı hazır olmayacaksın. 50 yaşına gelmeyi mi bekleyeceksin?" dedik. "O boyutu çok fazla düşünmedim" dedi. Başkası insanı kendinden daha iyi tanıyamaz ama onun bu yaş grubunda 8 milyon daha genç var. Belki onlardan bir yıldız çıkacak ve bu ülkenin geleceğini parlatacak.

Erdoğan sonrası ülke ne olacak!

-Muhalefet topluma“Erdoğan'dan sonrası ne olacak?”şeklinde bir kaygı pompaladı. Buna ilişkin neler söylemek istersiniz?

Sistem değişikliğini en iyi özetleyen soru budur. Çünkü biz asıl Erdoğan sonrası için bu değişikliği istiyoruz. Ülkemiz yüzde 50'nin üzerinde oy alan bir lideri bir daha ne zaman görecek? O yüzden diyoruz ki Recep Tayyip Erdoğan'ın oturduğu koltuklara verdiği kendi gücünü biz bu koltuğa verelim. Çünkü Erdoğan oturduğu koltuğa müthiş derecede bir güç veriyor. Asıl düşünmemiz gereken Erdoğan'dan sonra koalisyon dönemine tekrar dönersek ne olacak? Biz bu senaryoyu 7 Haziran'da yaşadık. 7 Haziran'dan sonra koalisyona mahkûm kalan bu ülke tekrardan bunu yaşamak istemiyor. Tam olarak nedeni budur. Sistem değişikliği ile 7 Haziran'ı kafamıza canlandıralım. İlk seçimde yeterli sayı çıkmadı. İkinci Pazar tekrar seçime gidiyorsunuz. Halktan yüzde 50'nin üzerinde destek alan ikinci kişi Cumhurbaşkanı oluyor. Yürütme yetkisini kendisinde topluyor. Anayasanın altında kanun, onun altında da kararnameler var. Kanun yetkisi TBMM'de kalıyor. Cumhurbaşkanına kararname yetkisi veriliyor. Biz bu sistemin Türkiye'yi çok daha demokratik, güçlü, huzurlu hale getirecek bir sistem olduğuna inanıyoruz.

Gençler neden EVET demeli

-İlk defa oy kullanacak yaklaşık 1,5 milyon seçmen var. Bu genç kitle sandık başına gittiğinde neden evet demeli?

Temelde dört sebep var. 18 yaşında her şeyi yapabiliyorsunuz. Ama aday olamıyorsunuz. Karşımızda insan hakları ihlalinin önüne geçen yeni bir sistem var. Yeni sistem ile 18-25 yaş arasındaki gençlerin önündeki son yasak da kalkıyor. Bunun için ‘evet' diyeceğiz. Bu ülkede bir daha koalisyon hükümetleri görmeyeceğiz. Güçlü Türkiye için ‘evet' vereceğiz. Değişen sistem ile güçlü Türkiye'yi kurumsal bir garanti altına almış olacağız. Adil ve tarafsız bir yargı için ‘evet' diyeceğiz. Sonuncusu ise yargılanabilir Cumhurbaşkanı için ‘evet' diyeceğiz. Şu an Cumhurbaşkanını sadece vatana ihanetten yargılayabiliyorsunuz. O da hiç olmamış. Çünkü Ceza Hukuku'nda karşılığı yok. Daha sayacak çok sebep var. Bu noktada arkadaşlarımızla her konuyu şeffaf olarak konuşuyoruz.

Feshetme yetkisi yok

-Muhalefetin en çok dillendirdiği konu fesih yetkisi. Buna cevabınız nedir?

Gençlerimiz "Cumhurbaşkanına Meclis'i feshetme yetkisi veriliyor" diyorlar. Açıklamak gerekirse feshetmek; kaldırmak, kapatmak anlamına gelmektedir. Hâlbuki böyle bir durum söz konusu değil. Cumhurbaşkanının şu anda tekrar seçime götürme yetkisi zaten var. 1 Kasımda ülkeyi seçime götürdü. Şimdi aynı yetki Meclis'e de veriliyor. Ama karşılıklı uzlaşma ile seçime götürebiliyorlar. Yani cumhurbaşkanının tek başına feshetme yetkisi yok…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.