DEAŞ neyse YPG odur

ALİ ADAKOĞLU

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel dönüşü uçakta, kendisini takip eden gazetecilerle Türkiye ve dünya gündemine ilişkin konuları konuştu.

Erdoğan ilk olarak, geçtiğimiz referandumda yüzlerce km. yol katederek gelip oy kullanan vatandaşlarımıza teşekkür ettiğini söyledi.

Referandum geride kaldı

Daha sonra Tusk ve Juncker ile bir görüştüğünü ve Avrupa Birliği üyelik sürecine yeni ve pozitif bir ivme kazandırılmasını istediklerini belirten Erdoğan, “Türkiye AB göç anlaşmasının uygulanması hususunu müzakere ettik, vize konusunu da müzakere ettik. Terörle mücadelede Türkiye'ye destek olunmasını istedik. Referandum sürecinde yaşananların geride bırakılması gerekiyor” dedi.

Tajani çok olumlu biri

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel'de Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Antonio Tajani ile görüştü.

AB Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani ile de bir görüşme yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben gerçekten Antonio Tajani'yi çok olumlu gördüm. Türkiye'ye bakışı çok çok olumlu ve pozitif. Konuları değerlendirmesinde isabetli yaklaşımlarını gördüm. Kendisine İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı ve kültürel ırkçılığa karşı Avrupa Parlamentosu'nun sorumluluk üstlenmesi gereğini hatırlattım” ifadelerini kullandı.

Merkel'le yapılan görüşme

Erdoğan, Merkel'le görüşmesini değerlendirirken şunları söyledi: “İki ülkenin menfaati gereği, artık bir güven ortamının sağlanmasının şart olduğunu söyledi. Almanya'daki PKK ve FETÖ'ye gösterilen koruyucu yaklaşımdan vazgeçilmesi gerektiğini özellikle gündeme getirdik. PKK'lıların nasıl anlayışla karşılanmasından, FETÖ elemanlarının güvence altına alınmasından duydugumuz rahatsızlığı dile getirdik. Ve darbeci askerlerin iltica taleplerinin kabul edilmesine tepkimizi en sert şekilde dile getirdik. ‘Bunu nasıl yaparsınız?' diye sorduk. Maalesef bu hususların kendilerinin elinde olmadığını, Almanya'da hukukun ve anlayışın iltica taleplerine karşı biraz farklı olduğu tarzında şeyler söyledi”

Listede kimler var?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İncirlik konusunun da ikili görüşmede gündeme geldiğini belirterek,  “Parlamenter heyetin İncirlik'i ziyaret talepleri oldu. Biz dedik ki, bundan öncekinde isimleri gönderdiniz, isimleri uygun gördük, böyle bir ziyarete müsaade ettik. Bunda da kimler ziyaret edecekse, listeyi Dışişleri bakanınız gönderir, listedeki isimler uygunsa tabii olabilir... Zira Alman milletvekillerinin arasında bazen teröristlere açıkça destek verenler de olabiliyor. Nitekim kendi partilerinin milletvekili olmayabilir ama diğer partilerden olabilir ama, birilerinin teröristleri açıkça desteklemelerinin, adeta teröristlerle adeta beraber hareket etmelerinin hoş karşılanamayacağını ifade ettik. Şimdi dışişleri bakanlarımız kendi aralarında görüşecekler ona göre adım atacağız” dedi.

DEAŞ'la mücadele kararı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile sohbet etti.

NATO zirvesinde ise küresel terörle mücadelede NATO'nun daha aktif rol alması gündeme hakimdi. Cumhurbaşkanı bununla ilgili olarak da şunları söyledi: “NATO'nun DEAŞ'la mücadelede küresel koalisyona katılımını destekliyoruz' dedik. ‘Bu mini zirvede bu kararın alınması ve ilan edilmesi mühimdir' dedik ve bu karar da alındı”  

DEVLET BAHÇELİ'NİN TAVRI

-Efendim öncelikle şunu öğrenmek istiyoruz. Sayın Bahçeli'nin sizin açıklamalarınıza cevaben bazı açıklamaları oldu. Bir değerlendirmeniz olacak mı?

Şimdi, burada tabi bir defa ciddi bir yanlış anlama var. Benim bu yolculuğa çıkarken yapmış olduğum basın toplantısındaki açıklamalarımın muhatabı sayın Bahçeli değildi. Bana göre birileri sayın Bahçeli'yi yanlış yönlendirdi, yanılttılar gibi geliyor. Çünkü ne benim ifadelerim içerisinde Bahçeli'nin adı geçiyor, ne de onunla ilgili orada en ufak bir ifade var. Tam aksine, ana muhalefetin başındaki zatın birçok yanlışlarını pazara çıkaran bir cevap bu. Ona yönelik idi. Çünkü, şu anda ben partimin başındayım. Partimle ilgili herhalde bir cevap verme yetkim var. Bu konuda da, FETÖ'ye karşı bu denli kararlı bir duruş sergileyen, adeta savaş açmış birisi olarak, eğer partimizin içinde böyle birisi varsa, bunu bize tevsik edin, biz bunu bir dakika partimizde tutmayız, göndeririz. Ama kalkıp partimizle alakalı olmayan, İstanbul Belediye Başkanının damadıyla alakalı bir konu. Şimdi bir defa, onun partimizi siyasi temsil yetkisi var mı, yok. Öbür taraftan yargı onu denetimli serbestlikle bırakmış. Bu yargıyla alakalı bir konu. Onun üzerinden bir siyasi rant devşirme yoluna gitmek bizi üzer. Bu konuda da herhalde sessiz kalmamak gerekir. Ama maalesef, bu denli bu twitlerin atılmış olması doğru değil. Kaldı ki ben öyle twit işleriyle uğraşamam.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel'de, yeni NATO Karargah binasının devir teslim töreni esnasında ABD Başkanı Donald Trump ile sohbet etti.

-Gelelim Brüksel ziyaretine. Sizi kapıda karşıladılar. Olumlu bir hava oluştuğunu görebiliyoruz. Vize serbestisi konusunda bir gelişme var mı? Ve siz AB ile “beyaz bir sayfa” açıldı diyebilir misiniz? 

Net bir şeyleri söylemek için henüz erken. Şu anda kendilerinden 12 aylık takvim aldık. Bu takvim üzerinde dışişleri ve AB bakanlıklarımızla bir çalışma yapacağız ve adımları atacağız. Tabi vize meselesi değil sadece, Kızılay ve AFAD'ın oralara yapacakları para yardımı hususunu da gündeme getirdik. Bu konu üzerinde de çalışmaları karşılıklı yürüteceğiz.

NATO'nun YPG'ye bakışı

-NATO'nun DEAŞ'la mücadeleye aktif katılımı, beraberinde bir başka soruyu da getiriyor. Acaba DEAŞ ile mücadelede NATO unsurlarıyla YPG arasında bir ilişki olacak mı? NATO'nun, YPG'ye bakışı nasıl?

Bu daha önce Stoltenberg'le özel görüşmemizde gündeme gelmişti. NATO'nun YPG'ye öyle müspet bir bakışı sözkonusu değil. YPG'ye öyle tertemiz, pirüpak bakmıyorlar. YPG konusunu NATO üyesi olan AB üyesi ülkelerle de konuştuk. YPG'yi ve bizim bu konudaki tavrımızı onlara da anlattık. ABD'nin malum, Rakka'da yapacağı bir operasyon var. Kimle beraber, YPG ile beraber. Ama yine biz tekrar belirttik; ‘Ülkemize yönelik herhangi bir yanlışlık olursa angajman kurallarını uygularız' dedik. Şu andaki süreç Irak için de geçerlidir, Suriye için de geçerlidir.

Kafayı Deniz'e takmışlar

-Efendim  Merkel'le görüşmenizde bazı tutuklu isimlerin de gündeme geldi mi?

Onlar kafayı Deniz'e takmış durumdalar. Ben de kendilerine ‘Sizde çok Deniz var, ben size bunların dosyalarını da verdim' diye hatırlattım. ‘Ayrıca sizden iltica talebinde bulunanlar var. Bunları koruma altına alıyorsunuz. Önce 4.500 dosyanın bize neticesini verin' dedim. Çünkü bu taleplerimizle ilgili olarak halen bir netice alamadık. Oralarda PKK cirit atıyor, FETÖ cirit atıyor. Bir de ‘Geçenlerde terörist subaylar size geldi iltica talebinde bulundular, kabul ettiniz. Bunları bize teslim edin' dedik. Tabii ki tüm bu hususlarda kendilerinden tatmin edici bir izahat alamadık!

-Macron'un da buna benzer bir isteği var değil mi, National Geographic'in kameramanını, fotoğrafçısını istemiş.

Evet bunlardan biri, Erol Önderoğlu. Çifte vatandaşmış. Şu anda tutukluluğu kaldırılmış ama yargılanma süreci devam ediyor. Bunu kendilerine söyledik. Bir diğeriyle, diğer Fransız'la alakalı da, kendisi geri gönderme merkezinde, gözaltında. Süreç devam ediyor dedik.

------------------------

Yeni sistem yavaş yavaş rayına oturuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkoylamasında kabul edilen yeni sistemin yavaş yavaş yerine oturmaya başladığını belirterek, “Bunun ilk adımını partili cumhurbaşkanı olarak attık, gerisi de gelecek” dedi.

-Sayın Cumhurbaşkanım, AK Parti Genel Başkanı seçildikten sonra ilk defa bir zirveye katıldınız. Yeni anayasanın öngördüğü sistem aslında uygulanmaya başlandı. Acaba 2019'a kadar başka uygulanabilecek bir şeyler var mı? Siyaset dışından bakan atanması gibi.

Şu anda attığımız adımlar, bu yapılan anayasa değişikliği içerisinde yapılıyor. Partili cumhurbaşkanı olma imkanı, bunlardan biridir. Gazeteciler soruyor: ‘Siz grup konuşması yapacak mısınız? Parlamentoya gelecek misiniz?'. Parlamentoya gelirsin, gelirsin de genel kurula girmezsin. Parlamentoya gelmekle genel kurula girmek başka şeyler. Şimdi bizim, cumhurbaşkanı olarak biliyorsunuz, yılda bir kez parlamentonunun açılışında konusma yapıyoruz. Belli günlerde bayram vesaire, gelir izleriz, genel kurulu. Bunun dışında böyle bir durum söz konusu değil. Ama parlamentoda bizim grup odamız var, grup odama gelebilirim. AK Parti'nin grup odası var. Abdullah Bey, malum 4 ay başbakanlık yaptığında ben bir takım çalışmalarımı orada yürütmüşümdür. Ayrıca, yapılan salı günkü grup toplantılarında, konuşma yapabilirim. O zaman yapmadım, ama şimdi yapmam mümkün. Ama diyelim ki ben gelemedim, orada genel başkan vekili olarak Binali bey grup konuşmasını aynı şekilde yapabilir, buna da mani bir hal yok. Şu anda mesela yurtdışındayız, salı günü olsaydı bu, partinin grup toplantısını pekala sayın Başbakan da yapabilirdi. Bu da bir şeyi gösterecek şimdi. Türkiye'de bir reformun nasıl gerçekleştirildiğini gösterecek. Cumhurbaşkanı var, yanında genel başkan vekili, yahut Başbakan, grubu yönetiyor. Gruba konuşma yapıyor gayet uyumlu bir şekilde bunlar yürüyor. Yürümez diye bir şey yok. Cumhurbaşkanlığı'nda Bakanlar Kurulu toplantısı olur mu? 2 aylık yapmıştık, 1 aya indirdik, 15 güne de indiririz. Buna itiraz edeneler, anayasayı okumuyorlar, bakmıyorlar anayasaya. Orada diyor ki, cumhurbaşkanı istediği zaman bakanlar kurulunu toplanmaya çağırır. 2 ayda bir demiyor, ayda bir demiyor, istediği takdirde bakanlar kurulunu toplar.

-Bakanlar kuruluna artık hep siz mi başkanlık edeceksiniz?

Şu anda cumhurbaşkanı olarak bizim de üzerimizde yükler var. Sayın başbakanla, tabi bu işin paylaşımını yapacağız. Diyelim ki belli aralıklarla biz bakanlar kurulunu toplarız, onun dışında da sayın başbakan bakanlar kurulu toplantısını yapar.

Muhtarlar toplantıları devam edecek mi?

Ederiz elbette, seve seve ederiz.

-Kılıçdaroğlu da kendi ifadesiyle kontrollü darbenin ipliğini pazara çıkaracağına dair açıklamalarda bulundu. Bu hususta değerlendirmeniz nedir?

Hâlâ orda mı Kılıçdaroğlu ya? İpliği pazara çıkaracakmış. Çıkarsın, zaten onun ipliği pazara çıkarması o kadar uzun sürüyor ki. Bu kadar uzun metrajlı ipleri nasıl buluyor anlamakta zorluk çekiyorum. Şimdi bir defa, onun da kongre sorunu var. Eğer varsa geç kalmasın hemen çıkarsın. Ama önce o kendi içindeki FETÖ'cüleri bir temizlesin. FETÖ'yle elele yürütüyorlar işlerini.

-----------------------

Ramazan mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayıyla ilgili olarak şu mesajı verdi: Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif'in ülkemiz, milletimiz, tüm İslam alemi için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Gerçekten çok hassas, kritik bir dönemde Ramazan-ı Şerif ile müşerref olacağız. Tabi yaşananlar bizi ciddi manada üzüyor. Şehitlerimiz var. Malum Tendürek'te 8 şehidimiz var, teröristlere ciddi zayiat verdiren çatışmalar halen devam ediyor. ATAK helikopterleri bir taraftan, F16'lar bir taraftan. İnsansız hava araçlarıyla da noktalar tespit ediliyor. Terörle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz, geri adım atmak yok. Temennim odur ki her geçen gün daha da verimli olur. Ve Ramazan'ın ardından Bayramımızı da bayram gibi kutlarız inşallah”

 

 

 

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.